Kategori: Diet ve Sağlıklı Yaşam

Psikolojik nedenli rahatsızlıkların belirtileri nelerdir

FacebookTwitterGoogle+LinkedInPinterestPaylaş

Vücudunuz mu, psikolojiniz mi bozuk?

Tıp alanında yapılan çalışmalar, doktora başvuran her dört hastadan birinin yakınmalarının altında psikolojik sorunların yattığını gösteryor. Acaba sıkıntılarımız sebebi fiziksel bir hastalıktan mı kaynaklanıyor, yoksa tamamen ruhsal sorunlardan mı? Bunu nasıl anlayabilirz?

Vücudumuzda ağrılar, sebebini bilmediğimz fiziksel sorunlar ortaya çıktığında bunun psikolojik kökenli olup olmadığını anlamak aslında çok da zor değil.

Şikayet ettiğimiz fiziksel yakınmalar arasında bağlantı kurulamıyorsa, sorunun psikolojik nedenlerden kaynaklanması ihtimali daha yüksek. Örneğin, ciltte oluşan problemler, uyku bozukluğu, mide ağrısı ile değişimli olarak kendini gösteriyorsa, bunun organik bir rahatsızlıktan kaynaklanmadığını söylemek zor olmaz.

Vücutta ortaya çıkan rahatsızlık özellikle bazı etkinlikler öncesi başlıyorsa ya da ağırlaşıyorsa, altında psikolojik nedenler yatıyor olabilir.

Psikosomatik nedenlerden kaynaklanan sırt ağrıları kendini sıklıkla bunaltıcı, devam eden baskıyla ortaya koyar. Ağrıların yapılan hareketlerle ve vücudun aldığı pozisyonlarla bağlantısı yoktur. Rahatsızlığın nedenini bulmak için klasik ağrı terapileri uygulandığında bir bulguya ulaşmak mümkün olmaz.

En çok rastlanan psikosomatik bozukluklardan biri olan mide-bağırsak yakınmalarında kabızlık, onu izleyen ishal, kan, ateş ve halsizlik gibi olması gereken belirtilere rastlanmaz. Mide ve bağırsak yakınmalarında eşlik etmesi gereken diğer bulgular yoksa organik bir rahatsızlığın olmadığı, sorunun psikolojik olduğu anlaşılabilir.

Psikolojik nedenlerden ortaya çıkan psikosomatik kalp yakınmaları yaşayan hasta kendini dar, havasız bir ortamda kalmış gibi hisseder. Kalbin atışı neredeyse boğazda hissedilir. Fiziksel rahatsızlıktan kaynaklanan organik kalp problemlerinde ise; sol omuzda, sol kolda ve çeneye kadar yayılan ağrı bulgusuna rastlanır. Ayrıca soğuk terleme ve dolaşım bozuklukları da fiziksel kalp rahatsızlıklarının işareti olarak ortaya çıkar.

Bazı deri hastalıklarında da stres, tetikleyici rol oynar. Neuroderma, sedef ve kontakt dermatiis gibi hastalıklar psikolojik temelli olarak ortaya çıkabilir.

Halsizlik ve devam eden yorgunluk yaşayan birinin psikolojisi alarm veriyor demektir. Depresyonu takip eden dönemlerde yeme alışkanlığının bozulması durumu gözükebilir.

Psikolojik sorunlar yaşayanların daha az rüya gördükleri, ya da hiç rüya görmedikleri yolunda tespitler vardır.

Ortaya çıkan ağrılar uzun süreli ve değişken olarak devam ediyorsa ve nereden kaynaklandığı belirlenemiyorsa arkasında psikosomatik bir nedenin olduğu söylenebilir.

Tags : , , , , ,

Sıcaklardan Korunma Yolları – Sıcaklara Karşı Ne Yapılabilir?

Sıcak hava önlemleriSıcaklar bir bastırdı tam bastırdı. Son günlerde Türkiye’nin her köşesinde mevsim normallerinin çok üzerinde sıcaklar yaşanıyor. Türkiye’nin bazı bölgelerinde hissedilen sıcaklığın 50 dereceyi geçtiği bildiriliyor. Ramazan ayının da sıcaklara rastlaması oruç tutanlar açısından da zorluklar getiriyor. Peki bunaltan sıcak havaya karşı ne yapmalı, aşırı sıcaklara karşı ne gibi tedbirler almalı?

Doktorlar ve tıp uzmanları su kaybını önlemenin ve sıcaklardan korunmanın yollarını 10 adımda şu şekilde sıralıyor:

Öğle saatlerinde, özellikle saat 11.00 ile 15.00 arasında dışarı çıkmamaya özen göstermek gerekiyor. Acil bir işiniz yoksa bu saatlerde güneş altında bulunmayın.

Yaz aylarında güneş ışınları uzaklaştıran açık renkli ve pamuklu giysiler tercih edilmeli.

Yaz sıcaklarını mümkün olduğunca gölgede ve serin yerlerde geçirmeye dikkat etmeli.

Yazın fazla sıcak suyla yıkanmak yerine ılık su ile duş almak sıcaklarla mücadelede etkili bir yöntem.

Bolca su ve sıvı içmek vücudun su dengesini korumak açısından önemli. Cola gibi içecekler yerine mümkünse su içmeli.

Aşırı yağlı yemeklerden ve fazla miktarda yemek yemekten en azından yaz aylarında uzak durmakta fayda var. Aslında her mevsimde az yemenin sağlığa faydası büyük ama fazla yememeye özellikle yaz aylarında dikkat etmek sağlık açısından çok önemli.

Gaz yapan gıdalardan kaçınmak gerek. Yaz aylarında bir de bu sorunla uğraşmak bu sıcaklarda hiç çekilmez.

Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında alkol tüketimini azaltmak gerekiyor. Özellikle sıcak olan gündüz saatlerinde fazla alkol almamak önemli.

Kronik hastalar özellikle tansiyon ve kan şekeri düzeylerine dikkat etmeli, yaz aylarında düzenli kontrol ettirmeli ve kontrol altında tutmalı.

Baş ağrısı ve halsizlik yaşayanlar önlemlere rağmen kramp, bulantı, uyku hali, aşırı huzursuzluk, bilinç değişiklikleri gibi bulgularla karşılaşırlarsa vakit geçirmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı.

Çocuklar bol su içmeli

Çocukların özellikle yaz aylarında bol sıvı tüketmeleri çok önemli. Yapılan araştırmalar çocukların gerektiği kadar sıvı tüketmediklerini ortaya koyuyor. Yaş gruplarına göre günlük tüketilmesi gereken sıvı miktarları şu düzeylerde olmalı:

1-3 yaş arası çocuklar: 1.3 litre

4-8 yaş arası çocuklar: 1.4 litre

9-13 yaş arası çocuklar: 2.1 litre kızlar, 2.4 litre erkekler

14-18 yaş arası gençler: 2.3 litre kızlar, 3.3 litre erkekler

(webci)

Tags : , , , ,

Sağlıklı Yaşam ve Spor – Doğru Koşu Hakkında Bilgiler

Koşmak - JoggingSağlıklı yaşamak için spor gerekli. Koşu da onlardan biri. Peki kendi başımıza koşabilir miyiz? Nelere dikkat etmeli? Kaç yaşına kadar koşu sporu yapılır? Koşu hakkında bilinmesi gereken herşey.

Urban Gym adıyla dünyada popüler ve toplumsal bir spor haline gelen amatör bireysel koşu ülkemizde de ilgi görüyor. Zayıflamak isteyenler, diyet yapanların desteklecisi olan bireysel koşu aynı zamanda kilo problemi olmayanlar için de önemli. Sağlıklı yaşamak, kalp ve damar hastalıkları gibi hastalıklardan korunmak, stresten kurtulmak ve daha uzun yaşamak isteyenler soluğu şehirlerdeki park ve bahçelerde alıyor. Deniz kenarı olan şehirlerde ise uzun koşu ve yürüyüş yolları dikkat çekiyor. Ancak yanlış sportif aktiviteler bazen sakatlanmalara ya da sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Toplum arasında koşuyla ilgili doğru bilinen bazı yanlışlar da var. İşte birkaç tanesi:

Koşmak diz kemiklerine zararlıdır

YANLIŞ   Düzenli kuşu sporuyla ilgilenlerle hiç koşmayanlar arasında yapılan araştırmalarda diz ve kalça kemiği erimesi (Osteoarthritis) sorunlarının aynı düzeylerde olduğu belirlendi. Bilinenin tersine koşmak, tüm vücuttaki eklemlerin yanında diz bölgesindeki eklemin de daha sağlıklı olmasını sağlıyor. Ancak bir eklem problemi olanlar koşmadan önce doktorlarına danışmalı.

Soğuk algınlığı varsa koşmak hastalığı ilerletir ve zararlıdır

YANLIŞ   Soğuk algınlığı varken koşmak ya da herhangi bir spor yapmak bizim için daha zorlayıcı ve yorucu olabilir. Ama hastalığın ilerlemesine olumsuz bir etkisi olmaz. Ancak grip olanların ve yüksek ateşli enfeksiyon geçirenlerin egzersizden bir süre uzuak durması gerekir.

50 yaşından sonra koşulmaz

YANLIŞ   Düşük tempoda başlayarak kendini fazla zorlamadan yapılan koşu her yaşta yararlıdır. 50 yaşında, 60 yaşında, 70 yaşında. Sağlıklı spor yapmanın yaşla bir ilgisi yoktur.

Koşarken hep aynı tempoda olmamalı

YANLIŞ   Her türden hareket vücuda yararlıdır. Daha profesyonelce spor yapıyorsanız tempo gibi ayrıntıları düşünmelisiniz. Eğer amacınız sağlıklı bir yaşamsa hangi tempoda olursa olsun koşmak ya da yürümek yararlıdır.

Koşarken tansiyon aletinizi yanınızda bulundurun

YANLIŞ   Koşuyu yarıda keserek terli terli tansiyon ve nabız ölçmek çok da yararlı olmayacaktır. Profesyonel bir sporcu değilseniz her an nabız ölçmenin çok da bir faydası yok.

(webci)

Tags : , , , ,

Biraz çay her derde devadır

Biraz çay her derde devadır

Türkiye denince akla gelen ilk içeceklerden birisi hiç kuşkusuz çaydır. Doğudan batıya, kuzeyden güneye her yerde bol miktarda çay tüketiriz. Hatta çay için milli içeceğimiz diyenler bile vardır. Peki, çay sadece bir içecek midir, yoksa yaşamın içindeki başka sorunlarımızı çözmek için de kullanabilir miyiz?

İyi bir çay demlemek için, iyi su kullanmalısınız. Kireçli, klorlu su ile iyi çay yapılamaz. Çayın suyu mutlaka yumuşak, kireçten uzak, tatlı bir su olmalıdır.

Çayınızı mutlaka porselen demlikte yapmalısınız. Çayınızı demlik içine koyduktan sonra ılık su ile bir kere yıkamalısınız. Çay demlendikten sonra bir çay bardağını tamamıyla deminden doldurup tekrar demliğin içine boşaltın. Farkı göreceksiniz.

Saçına kına yakan kadınlar, hazırladıkları kına harcına bir miktar çay ilave ederek daha kalıcı ve güzel bir ton elde edebilirler.

Çayın kirpik diplerinde oluşan çapaklara iyi geldiği herkesçe bilinir. Gözleriniz çapaklanıyorsa, sabahları pamuğu ılık çayla ıslatarak gözlerinizi silebilirsiniz. Çay ayrıca göz çevresindeki şişkinliği de giderir.

Çay hazımsızlığa iyi gelir. Ağır bir yemek sonrasında içeceğiniz iyi demlenmiş bir bardak çay hazımsızlığınıza iyi gelecektir.

Faydası olduğu gibi zararı da bulunan çayın, fazla tüketildiğinde vücutta demir eksikliği, ayrıca çarpıntı, sinir bozukluğu, mide bulantısı, baş dönmesi ve uykusuzluğa sebebiyet verdiği de görülmektedir.

Çay lekesini çıkarmak için, beyaz kumaşları limon suyuyla silin. Renkli kumaşlardaki taze lekeyi yumurta sarısını suyla karıştırarak ovalayın. Eski lekeyi ise gliserinli suyla silebilirsiniz. Halı üzerindeki çay lekesini ise eşit ölçekteki alkol ve sirke karışımı ile çıkarabilirsiniz.

Çay midenize dokunuyorsa, İngiliz usulü sütlü çayı tercih edebilirsiniz. İyi demlenmiş yarım bardak çaya, yarım bardak süt ilave ederek farklı bir tat yakalayabilirsiniz.

Çaylı kek hiç denediniz mi? Klasik ya da kakaolu kek tarifinize bir su bardağı soğutulmuş demli çay ilave ederek enfes bir kek yapabilirsiniz.

Tags : , , , ,

Hangi Yiyecek Ne Kadar Kalori İçeriyor

HER GÜN TÜKETTİĞİMİZ BAZI YİYECEKLERDEKİ KALORİ MİKTARLARI – Hangi yiyecekte ne kadar kalori var? Hangi yiyeceği tükettiğimizde kaç kalori alıyoruz? En çok kullandığımız belli başlı yiyeceklerden oluşturulmuş bir kalori listesi sunuyoruz? Hangi yiyecek ne kadar kalori içeriyor? İşte en çok tükettiğimiz bazı yiyecekler ve içerdikleri kalori miktarları:

1 dilim beyaz ekmek 70 – 100 kalori içeriyor. 1 dilim kepekli ekmek yediğimizde ise  55 – 60 kalori alıyoruz. 100 gram bisküvide 450 – 480 var. 100 gram mısır gevreğini tükettiğimizde  300 – 400 kalori alıyoruz. Haşlanmış arpanın 100 gramında 125 kalori bulunuyor. 100 gram bulgurda 370 kalori varken, aynı miktarda kuskus 370 gram, mısır 350 gram, buğday ise 370 kalori içeriyor. 100 gram haşlanmış prinç 125 kalori sağlıyor. 100 gram kuru makarnada ise 340 kalori var.

100 gram yağlı sütte 70 kalori varken, 100 gram yağlı yoğurt 100 kalori içeriyor.  100 gram yağlı beyaz peynir 290 kalori, 100 gram yağlı kaşar peyniri 425 kalori sağlıyor. Orta boy bir yumurtada 80 kalori bulunuyor.

100 gram tereyağında 740 kalori bulunurken, 1 yemek kaşığı tereyağda 200 kalori var. 1 yemek kaşığı margarin 200 kalori içerirken, 1 yemek kaşığı sıvı yağda 130 kalori bulunuyor.

100 gram ızgara biftek 300 kalori içerirken, 100 gram ızgara tavukta 120 kalori bulunuyor. 100 gram kuzu ciğerinde 180, 100 gram sosiste 300, salamda ise 450 kalori var.

1 adet domates  15 kalori içerirken, 100 gram kuru fasulye 275 kalori, 100 gram taze fasulye 90 kalori sağlıyor. Kabağın 100 gramında 25, havucun 100 gramında ise 35 kalori var. Orta boy bir salatalık 20 kalori içeriyor.

(webci)

Tags : , , , , , , , ,

Sağlıklı Yaşam İçin İdeal Sebze ve Meyveler

sebze ve meyvelerSağlıklı yaşam için ne kadar sebze ve meyve tüketmeliyiz sorusuna verilebilecek cevap herhalde ‘bol miktarda’ olacaktır. Doğanın bizlere sunduğu sebze ve meyveler her mevsimdeki ihtiyaçlarımıza göre şekillendirilmiş. Her mevsime özgü ayrı sebzeler ve meyveler var. Ancak sebze ve meyvelerin önemi özellikle kış ve sonbahar aylarında ortaya çıkıyor. Sonbahar ve kış ayları salgın hastalık ayları olduğu için hastalıklara karşı vücudun direncini arttırmak önem kazanıyor. Vücudun direncini artırmanın en pratik ve sağlılı yolu ise mevsiminde taze meyve ve sebze tüketmek. Kış aylarında ortaya çıkacak vitamin ve mineral ihtiyacını portakal, elma, armut, lahana, pırasa, havuç, bamya ve taze fasulye gibi kış meyve ve sebzeleri karşılıyor.

Her öğünde sebze ve meyvelerden en az birini sofrada bulundurmak sağlık açısından çok önemli.  Bir gün boyunca toplamda en az 4 adet meyvenin tüketilmesi öneriliyor. Özellikle hastalıkların ve soğuğun vücudumuzu güçsüz bırakacak kış ay aylarında bolca sebze ve meyve tüketmek çok yararlı. Uzmanlar özellikle salgın hastalıklara yakalanmamak için bol sebze ve meyve öneriyor.

Sonbahar aylarının vitamin ve mineral depoları arasında ise erik, elma, armut, portakal, lahana ve ıspanak bulunuyor. Bağışıklık sistemini güçlendiren sebze ve meyveler grip ve nezle gibi hastalıkların daha çok ortaya çıktığı kış ve sonbahar aylarında sağlık açısından çok daha büyük önem taşıyor. Kaçınılması gereken gıdalar ise herkesin bildiği gibi şeker, tuz, kızartmalar ve kafein.

(web sağlık)

Tags : , , , , , , , ,

Kilo verme yolları, kalori, yağ yakma, metabolizma yavaşlaması, spor

Kilo vermenin matematiksel denklemiKilo vermenin de matematiksel bir denklemi olabileceği hiç aklınıza gelir miydi? Bu denklemin nasıl birşey olduğunu şöyle düşünmeliyiz. Bir kalori çizelgemiz var diyelim. Günlük olarak alınması zorunlu kalorinin fazlası alınırsa artı kalori hanesine yazılıyor. Bu fazla alınan kaloriler zaman içinde toplanınca yağa, dolayısıyla kiloya dönüşüyor. Günlük zorunlu kalori ihtiyacından daha az kalori alındığında ise bu miktarı eksi hanesine yazıyoruz. Bu durumda enerji ihtiyacımızı karşılamak için daha önce depoladığımız yağları yakmaya, dolayısıyla zayıflamaya başlıyoruz. Diet yaparken kalori hesabı yapılması bir zorunluluk.

Diyet yaparken kalori hesabı yapılmalı mı?

Her 7 bin kalori bir kiloya denk geliyor. Yani ihtiyacımızdan ve yaktığımızdan fazla olarak aldığımız her 7 bin kalori bir kilo almamıza neden oluyor. Tam tersine yaktığımız kaloriden her 7 bin kalori az aldığımızda bir kilo veriyoruz.

Hiç hareket etmesek de vücudumuz doğal fonksiyonlarını gerçekleştirmek ve hayatta kalmak için ortalama günlük 1500 kalori harcar. Gün içinde hareket ederek de 500 kalori harcamış olalım. Böylece günde 2 bin kalori yakmış olalım. Eğer günde 2 bin kalori yakarken, bin kalorilik bir diyet yapmaya başlarsak bir haftada toplam 7 bin kaloriyi vücuttaki yağlardan kullanarak 1 kilo veririz. Tersine, her gün yaktığımız kaloriden bin kalori fazla alırsak bir haftada artı kalori hanesine 7000 kalori yazarak 1 kilo almış oluruz.

Bazal metabolizma nedir, nasıl çalışır?

Bazal metabolizma hiç hareket etmesek de böbrek, karaciğer, kalp gibi iç organlarımızın çalışması için vücudun harcadığı enerjiye verilen isimdir. Bunun dışında harerek ederek de kalori yakarız. Bazal metabolizma beynimiz tarafından kontrol edilir. Günlük hareket düzeyimiz, beslenme düzenimiz, günlük kalori alımı gibi faktörlerin etkisi ile bazal metabolizma hızlanabilir ya da yavaşlayabilir.

Bazal metabolizmayı hangi faktörler etkiler?

Bazal metabolizma düzenli beslenip beslenmemek, gün içinde aç kalıp kalmamak, gıdaların içeriği, günlük hareket performansımız, kullanılan ilaçlar, uyku düzeni gibi pek çok faktörden etkilenir.

En hızlı metabolizma hangisidir?

En hızlı metabolizma kilolu olan ve diyet yapmayan vücutta bulunur. Kilo ne kadar fazla olursa harcanan enerji de o kadar fazla olacaktır.

Metabolizması en yavaş çalışanlar kimlerdir?

Sürekli diyet yapanların metabolizması çok yavaş çalışır. Bize birçok kişi diyetimi bozmuyorum, ama hiç doymuyorum, kilo veremediğim gibi kilo alıyorum diye gelir. Açlık metabolizmayı yavaşlatır. Bu nedenle sürekli diyet yapıldığında kilo vermek gittikçe zorlaşır. Vücut metabolizmasını yavaşlatarak her aldığı kaloriyi depolamaya çalışır. Bu vücudun açlığa karşı gösterdiği bir savunma mekanizması olarak ortaya çıkar.

Diyet yaparken kilo takılmalarının sebebi nedir?

Sürekli diyet yapınca bazal metabolizma yavaşlar. Hep aynı kaloriyi alarak diyet yapıyorsak vücut kendini buna göre ayarlar ve kilo vermeyi durdurur. Bu nedenle vücuda zaman zaman sürprizler yaparak aldığımız kalori miktarını değiştirmek gerekir. Ancak bunu yaparken kalıcı bir şekilde birkaç gün alınan kalori miktarını arttırırsak bu tam tersine diyet yaparken kilo almamıza neden olacaktır.

Metabolizma yavaşlamasını önlemenin kalıcı ve sağlıklı yolu düzenli spor yapmaktır. Düzenli spor metabolizmanın yavaşlamasını önler. Her insan için gerekli olan spor ihtiyacı farklıdır. Hiç spor yapmayan bir kişi için yürüyüşe başlamak bile metabolizmasını hızlandırıcı etki yapar. Düzenli spor yapan biri ise step, aerobik, koşu gibi yağ yakıcı egzersizlere yönelmelidir.

(webci)

Tags : , , , ,

Diet ve Zayıflama Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Zayıflama, sağlıklı yaşam ve diet bugünlerin en popüler konularından. Herkes bir an önce fazla kilolarından kurtulup sağlıklı ve ince bir vücuda sahip olmak için bir diet ya da egzersiz programı peşinde. Dev bir sektör haline gelen sağlıklı yaşam, zayıflama va doğru beslenme konusunda doğru bilinen yanlışlar da var. İşte bunlardan bazıları:

Karbonhidratlar zararlıdır

Eskiden yağlar zararlıdır denilirdi. Şimdi karbonhidratlar zararlıdır deniliyor. Oysa beyaz şeker gibi zararlı karbonhidrat kaynaklarının yanısıra tahıl ve sebzeler gibi yararlı karbonhidrat kaynakları da var. Yararlı karbonhidratların düzenli olarak tüketilmesi sağlıklı bir beslenme için vazgeçilmez koşullardan biri.

Yatmadan önce yemek yemeyin

Evet ağır yemekler ve cips, bisküvi, çikolata, dondurma gibi ürünler için bu doğru. Ama her yiyecek için değil. Az miktarda tüketilecek doğal meyve, sebze ve tahılın hiçbir zararı olmaz.

Ekmek Şişmanlatır

Sağlıklı pişirilmiş bir ekmek besin değerlerini korur ve sindirim sisteminin çalışmasına yardımcı olur. Ancak beyaz ekmekten kaçınmakta fayda var.

Diet yap ya da egzersiz yap aynı şey

Yanlış. Dietin yanında egzersiz yapmak da gerekir. Çünkü egzersiz metabolizmayı hızlandırır ve sağlıklı kilo vermeye yardımcı olur. Sadece az yemeye dayalı bir diet sağlıklı bir diet anlamına gelmez.

Light gıdalar kilo vermeye yardımcı olur

Her zaman doğru değil. Light gıdalardan da çok fazla tüketirseniz dietiniz için hiçbir faydaları olmaz.

Tags : , , , , , , , , ,

Günde Ne Kadar Su İçilmeli – İdeal Su Tüketimi

Yaz aylarında hava sıcaklığının fazla olması nedeniyle günlük su tüketimimiz artar. Bu mevsimde sıvı ve mineral kaybı fazla olduğu için vücudumuz daha fazla suya ihtiyaç duyar. Ancak su  dört mevsim vücudumuzun gereksinimi olan bir madde. Hayati önem taşıyan su tüketimi yaz ayları dışında da önemsenmesi gereken bir konu. Yaz aylarının etkisiyle cildimiz susuz kalabilir ve kuruyabilir. Doğrudan su tüketmek yerine aşırı kafein içeren içecekler tüketiyorsak ciltte toksin birikimi gerçekleşir. Aşırı derecede alkol almak da cilt sağlığını olumsuz etkiler. Özellikle yaz aylarından sonra cildimiz susuz kalmış ve kurumuş olabilir. İçilen sıvılar çoğunlukla kafein içeriyorsa cildimizde toksin birikimlerine neden olur.

Uzmanlar tarafından günde 3 litre su tüketilmesi tavsiye ediliyor. Özellikle yaz ayları dışında bu miktar çok gözükebilir. Ancak mümkün olduğunca fazla su içmekte yarar var. En azından günde 2 litre su tüketmeliyiz. Suyun doğal şekilde içilmesi de sağlığımız için çok önemli. Çay ve kahve içerek vücudun sıvı ihtiyacını karşılamaya çalışmak yerine doğrudan su içmeliyiz. Su içme alışkanlıkları olmayanlar meyve suyu içerek de aynı etkiyi sağlayabilirler. Ancak meyve suyunun taze sıkılmış olması tercih sebebi. Ayran ve maden suyu içmek de sağlıklı sıvı alımını sağlıyor. Meyve suyunu tüketirken doğal yollardan da olsa alacağımız şekerin, ayran içerken ise tuzun miktarına dikkat etmek gerekli.

Düzenli egzersiz ve spor yapanların su ihtiyacı daha fazla. Hareketle kaybedilen sıvının su içerek yerine konulması gerekiyor. Uzmanlar her sabaha 2 bardak su içerek başlamayı alışkanlık haline getirmeyi öneriyor. Öğle saatlerine kadar toplam 1 litre su tüketmiş olmak gerek. Akşam üstü saatlerine kadar en az yarım litre ve yatana kadar da yine yarım litre su içerek günü en az 2 litre su içerek tamamlamak gerekli. Aklımızda tutmamız gereken şeylerden biri de fazla alkol kullanmaktan kaçınmak.

(web sağlık)

Tags : , , ,

Vitaminlerin Emilimi (Suda ve Yağda)

Suda eriyen ve yağda eriyen vitaminleri ayırdetmek gerekir.

Suda eriyen vitaminler

B1 vitamini hızla doyarak (bu emilim miktarını kısıtlar) etkin bir mekanizmayla emilir.

Folik asit, olduğu gibi emilir. C vitamini hızla emilir; bu emilimi kısıtlayan bir eşik yoktur. B12 vitamini, kıvrım barsak düzeyinde, ama yalnızca mide salgısı içinde bulunan iç etmene bağlıysa emilir; etkin bir mekanizma sözkonusudur.

Yağda eriyen vitaminler

A vitamininin ön maddesi olan karoten emilir ve barsak hücresi içinde vitamine dönüşür. A, D, E ve K vitaminleri lipitler gibi emilirler ve lenf yoluna geçerler.

Tags : , , ,