Kategori: Kuantum ve Kişisel Gelişim

Psikolojik nedenli rahatsızlıkların belirtileri nelerdir

FacebookTwitterGoogle+LinkedInPinterestPaylaş

Vücudunuz mu, psikolojiniz mi bozuk?

Tıp alanında yapılan çalışmalar, doktora başvuran her dört hastadan birinin yakınmalarının altında psikolojik sorunların yattığını gösteryor. Acaba sıkıntılarımız sebebi fiziksel bir hastalıktan mı kaynaklanıyor, yoksa tamamen ruhsal sorunlardan mı? Bunu nasıl anlayabilirz?

Vücudumuzda ağrılar, sebebini bilmediğimz fiziksel sorunlar ortaya çıktığında bunun psikolojik kökenli olup olmadığını anlamak aslında çok da zor değil.

Şikayet ettiğimiz fiziksel yakınmalar arasında bağlantı kurulamıyorsa, sorunun psikolojik nedenlerden kaynaklanması ihtimali daha yüksek. Örneğin, ciltte oluşan problemler, uyku bozukluğu, mide ağrısı ile değişimli olarak kendini gösteriyorsa, bunun organik bir rahatsızlıktan kaynaklanmadığını söylemek zor olmaz.

Vücutta ortaya çıkan rahatsızlık özellikle bazı etkinlikler öncesi başlıyorsa ya da ağırlaşıyorsa, altında psikolojik nedenler yatıyor olabilir.

Psikosomatik nedenlerden kaynaklanan sırt ağrıları kendini sıklıkla bunaltıcı, devam eden baskıyla ortaya koyar. Ağrıların yapılan hareketlerle ve vücudun aldığı pozisyonlarla bağlantısı yoktur. Rahatsızlığın nedenini bulmak için klasik ağrı terapileri uygulandığında bir bulguya ulaşmak mümkün olmaz.

En çok rastlanan psikosomatik bozukluklardan biri olan mide-bağırsak yakınmalarında kabızlık, onu izleyen ishal, kan, ateş ve halsizlik gibi olması gereken belirtilere rastlanmaz. Mide ve bağırsak yakınmalarında eşlik etmesi gereken diğer bulgular yoksa organik bir rahatsızlığın olmadığı, sorunun psikolojik olduğu anlaşılabilir.

Psikolojik nedenlerden ortaya çıkan psikosomatik kalp yakınmaları yaşayan hasta kendini dar, havasız bir ortamda kalmış gibi hisseder. Kalbin atışı neredeyse boğazda hissedilir. Fiziksel rahatsızlıktan kaynaklanan organik kalp problemlerinde ise; sol omuzda, sol kolda ve çeneye kadar yayılan ağrı bulgusuna rastlanır. Ayrıca soğuk terleme ve dolaşım bozuklukları da fiziksel kalp rahatsızlıklarının işareti olarak ortaya çıkar.

Bazı deri hastalıklarında da stres, tetikleyici rol oynar. Neuroderma, sedef ve kontakt dermatiis gibi hastalıklar psikolojik temelli olarak ortaya çıkabilir.

Halsizlik ve devam eden yorgunluk yaşayan birinin psikolojisi alarm veriyor demektir. Depresyonu takip eden dönemlerde yeme alışkanlığının bozulması durumu gözükebilir.

Psikolojik sorunlar yaşayanların daha az rüya gördükleri, ya da hiç rüya görmedikleri yolunda tespitler vardır.

Ortaya çıkan ağrılar uzun süreli ve değişken olarak devam ediyorsa ve nereden kaynaklandığı belirlenemiyorsa arkasında psikosomatik bir nedenin olduğu söylenebilir.

Tags : , , , , ,

6 adımda kısa yoldan bir meditasyon uygulaması

Kolay MeditasyonMeditasyona yeni başlayanlar veya sadece denemek isteyenler, solunuma konsantre olarak yapılan meditasyonu daha kısa sürede kavrarlar ve tatmin edici bulurlar. Açıkçası bu yöntem, sadeliğin getirdiği çok sayıda yararları kapsar.

Şimdi kısaca “solunum bazlı” meditasyonun aşamalarını öğrenelim.

1. Baş, boyun ve sırtınızı dengeli tutarak meditasyon duruş şekillerinden birisini uygulayarak hareketsiz oturun. Böylece pasif anlamda solunumuzun farkında olacaksınız.

2. Önce soluk alın, sonra kısa bir duraklama yapın. Kirli havayı akciğer ve solunum yollarından dışarıya verin. Yeniden duraklayın, sonra yeniden solunuma başlayın.

3. Soluk alış ya da verişin başlangıcını, ortasını ve sonunu sürekli olarak hissetmelisiniz. Eğer dikkatiniz dağılırsa, meditasyon objesi üzerinde odaklanıp dikkatinizi orada tutmaya çalışın.

4. Dikkatin dağılması normal ve kaçınılmaz bir olaydır. Meditasyon deneyimleri çoğaldıkça dikkatinizi kendiliğinden ve kolayca solunuma verdiğinizi göreceksiiz. Yeni başlayanların soluklarını birden ona kadar saymasını ve yeniden başa dönmesini öneririz. Sayıları her soluk alışta veya verişte saymalısınız.

5. Dikkati üzerinde toplamak için en iyi noktanın neresi olduğu konusunda farklı görüşler vardır. Soluk alış ve veriş yerine bedenin daha belirli bir parçası üzerine de konsantre olabilirsiniz. Bu noktada yapabileceğiniz en iyi şey, hemen solunuma konsantre olarak meditasyona başlamaktır.

6. Bunu başardıktan sonra pasif sezgiyi geliştirme amacanı taşıyan ve soluktan başka nesneler üzerinde odaklanmayı hedefleyen diğer teknikleri de deneyebilirsiniz.

Tags : , , ,

Meditasyon nedir, ne faydası vardır?

Meditasyon TeknikleriÇoğumuz meditasyon hakkında kulaktan dolma bilgilere sahibiz. Bu yüzden bilinçli yapanların sayısı oldukça azdır. Oysa meditasyon yapmak için herşeyden önce önemsemek ve özen göstermek gerekir. Çünkü meditasyon insanı kendi bilinç merkezine götüren bir yoldur.

Meditasyona başlamadan önce kendimizle ilgili imajımızı değerlendirmeye almamız çok önemlidir. Eğer cinlere, kötü ruhlara, şeytana ve cehenneme inanıyorsak bu inancın oluşturduğu korku, panik, suçluluk duygusu gibi olgular, derin meditasyon aşamasında ortaya çıkabilir. Unutmayalım ki, bu inançların hepsi birer şartlı reflekstir. Korku ve olumsuzluk yaratmak için bize öğretilmiş, sürekli tekrarlanarak benliğimize işlemiş kavramlardır.

Oysa bizler kendi gerçeğimizi kendimiz yaratırız. Kendi içimize yönelmeye başlayınca şartlı inanç sistemlerimizi de harekete geçirmeye, kendimizle ilgili yıllardır taşıdığımız olumsuz bir imajı acı verici bir şekilde parçalamaya başlarız. Ancak bu bazen bizlerde yeni bir korku meydana getirebilir. Bunun sonucunda “bilmediğimiz bir melekle” gitmektense “tanıdığımız, bildiğimiz şeytanla” kalmayı tercih edebiliriz. Korkularımız içimizdeki Tanrı’ya ulaşmamıza engel olur.

İnsanın kendi içsel varlığı üzerinde derin düşünmeye başlaması, olgunlaşma sürecinde atacağı en büyük adımdır. Bu adım, eski varsayımlarımızı ve inançlarımızı sorgulamaya karar verdiğimizde acı verici bir hale gelebilir. Sonuçta hepimiz, geçmişi kötü izlerl dolu, incinmiş, yaralanmış varlıklarız. Sırtımızda taşıdığımız bu olumsuz yükler, meditasyon sürecine zarar verebilir ve istediğimiz sonucu almakta zorlanırız. Ancak yine de bazı çirkin gerçeklerle yüzleşmiş oluruz. Bu da onlardan kurtulma cesaretini kazanmak demektir.

Burada “kurtulmak” derken yakından tanıdığımız ve rahatlık sağladıkları için kendimizi başkalarının iradesine teslim etmemize yol açan alışkanlıklarımızdan kurtulmaktan söz ediyoruz. Taşıdığımız imaj ne kadar yararsız olursa olsun yine de ona tutunmak isteriz. Kendimizle ilgili konularda hep başkalarını suçlamak gibi bir kolaylığı getirir. Meditasyonda bu imajın üstüne üstüne gideriz ve parçalamaya çalışırız. Bunu başardığımız anda emeklerimiz boşa gitmemiş, meditasyon istenilen sonucu vermiş olacaktır.

Tags : , , , , ,

Stresten çıkma yolları – Depresyon ve bunalımı atlatmak için ne yapmalı

Bunalım ve stresStres çağın sorunu. Çoğu zaman strese girmesi çok kolay oluyor ama çıkması zor. Strese girmek için şu yaşadığımız modern dünyada o kadar çok neden var ki. Peki stresin üstesinden nasıl gelinir? Stres nasıl atlatılır. İşte birkaç pratik ipucu.

Toparlanıyoruz dendiği halde bir türlü geçmeyen ekonomik kriz, düşen ücretler, azalan işler, nakit sıkıntısı, işten çıkartmalar, iptal edilen tatil planları, işsizlik, kolay kredi vermeyen bankalar… İnsanlık tarihi boyunca strese girmek için koşullar hiç bu kadar uygun olmamıştı belki de.

Stres günlük ev işlerini yapmak, duş almak, hatta yataktan çıkmak gibi basit faaliyetleri bile zorlaştırabilir ve sizi bedenen ve ruhen adeta çökertir. Oysa hayata tutunabilmek için motivasyona ve çaba göstermeye gerek var. Hiçbir şey yapmak istemezken insan kendini nasıl motive edebilir?

Kendinize acımasız davranmayın

İşler tamamen altüst olmuş ve içinden çıkılmaz ve toparlanmaz hale gelmiş olabilir. Tüm kötü şeyleri yoluna koymak zaman alacaktır. İyi değişimler bir gecede gerçekleşmez. Dolayısıyla hatalar yaptığınızda ve başarısızlık durumlarında kendinizi acımasızca eleştirmeyin. Deneye deneye doğruyu yapmayı öğreneceksiniz.

Yaşadığınız olaylar hakkında gerçekçi olun

Yapılacak işlerin bir listesini yapın ve bundan sonra harekete geçin. Öncelikle olabilecek işlerden başlayın, büyük hayaller ve olmayacak idealler peşinde koşmayın. İlk aşamada birkaç olumlu değişiklik yapmayı becermek gelecekteki büyük başarılar için motivasyon sağlayacaktır.

Olduğunuz yerde kalmayın, hareket edin

Bütün günü aynı yerde geçirmek kötü hissettirir. Kısa bir yürüyüş ya da çiçekleri sulamak için bile kalkmak bile daha iyi hissetmek için iyi bir adım olacaktır.

Bir projeyi gerçekleştirmek üzere düşünmeye ve çalışmaya başlayın

Depresyondaki bir insan için yeni bir projeye başlamak imkansız görünür. Ancak eğlenceli bir proje ve yoğunlaşılacak bir faaliyet olumsuz düşünceleri aklınızdan atmaya yardımcı olacaktır.

Kendi hayatınıza yönelik bir kriz merkezi kurun

Depresyondan ve stresten kurtulmak için nereden başlamalı? Bu yolda yapılması gereken işleri planlayın. Her sabah o gün başarmayı denemek istediğiniz işleri bir yere ya da aklınıza yazın. Sonra bu işleri yapmak için azimle evden çıkın.

(webci)

Tags : , , , , , ,

Patrona söylenmeyecek şeyler

Kariyer Gelişimi

Kariyer kurtarmanın 7 altın kuralı

Ofis yaşamında, hangi düzeyde olursa olsun, her elemanın mutlaka bilmesi gereken bir kural vardır: Ağzından çıkanı kulağın duysun… Bu kural önemlidir tabii ama İngiliz yazar Karen Burns, ofis yaşamında kalıcı olmanın inceliklerini anlattığı yeni kitabında bunun yanısıra 7 kuralı daha gündeme getiriyor.

Karen Burns, deneyimlerinden yola çıkarak kariyer tavsiyeleri verdiği kitabında 7 cümlenin ağzınızdan çıkmaması konusunda uyarıyor.

Bu benim işim değil
Patronlar ne iş verirlerse yapılmasını isterler. Bu istedikleri çalışan kişinin uzmanlık alanında mıdır, onun konusuna mı girer bunu pek düşünmezler. O yüzden göreviniz olmayan bir iş sizden istendiğinde biraz da patronun bakış açısıyla bakmayı deneyin. Belki de çaresiz kalmıştır ya da size düşündüğünüzden daha çok güveniyordur.

Benim sorunum değil
Kendi alanınızla ilgili olmasa da bir sorun çıktıysa ve birşeyler ters gidiyorsa ‘benim sorunum değil’ demeyin. Bu konuda birşey yapamayacağınızı anlatmak isteseniz de patron ve iş arkadaşlarınız bu cümleyi hiçbir şeyle ilgilenmediğiniz şeklinde algılar. Özellikle gergin anlarda. Bu nedenle sorunu çözmek için yapabileceğiz bir şey varsa yapın ya da susun.

Benim hatam değil
Sizin hatanız olmayabilir ama bu cümle söylendiği zamanlarda bir şeylerin ters gittiği çok açıktır. Bu durumda patron herkesten bir çözüm bekler. Bu cümleyi çok sık kullanmak sizin yaptıklarınızda her zaman bir hatanın olduğunu ve bunun sizden kaynaklandığını düşündürtebilir.

Sadece iki kolum var
Patron bu cümleyi duyduğunda çalışma ortamından sıkıldığınızı düşünebilir. İşler çok yoğun olduğunda yapılması gerekir ve patronun yeni birilerini işe almak için hiçbir zaman parası olmaz.

Bu işin yapılması imkansız
Patron imkansızı duymak istemez. Düşünmeden müşterilerine bir şeyler taahhüt etmiş olabilir. Tabii ki bunun acısı çalışanlara çıkacaktır.

(web iş yaşamı)

Tags : , , , ,

Özgüven kazanmak ve kendine güvenmek için yollar

Özgüven kazanmak

Özgüven eksikliği yaşadığınızı mı düşünüyorsunuz. Kendine güven kazanmak için ilk yol riske girmeyi bilmektir. Hayır demesini bilmek ve bilinçli nefes alıp vermek güven kazanmak için geliştirilmesi gereken ilk özellikler. Belki uygulayacağınız belirli bir güven testi yok ama belli başlı şeyleri bilmek kendine güvenmek için çıkılacak yolun ilk adımları olacaktır.

Özgüven kazanmak için öncelikle İyi veya kötü yanlarınızın her zaman farkında olmanız, yapıp yapamayacağınız şeyleri tartmanız ve bilinçli olmanız gerek. Kendine saygı duyan ve kendi kişilk özelliklerini tanıyan biri özgüven kazanmak yolunda ilk aşamayı geçmiş demektir. Özgüven kazanmak için risk almak, hayır demeyi öğrenmek ve kendinize her gün bilinçli bir nefes terapisi yapmak atılacak ilk adımlar olabilir.

Özgüven kazanmak için hayatınızı değiştirin ve risk almayı öğrenin

Hergün aynı şeyleri yapmak, aynı yerlere gitmek, aynı yemekleri yemek özgüven kaybına neden olabiliyor. Hayatımıza yön veren alışkanlıklar bizi güvende hissettirse de yeniliklere ve değişikliğe açık olmamıza engel olurlar. Bu da bizde bilmediğimiz durumlar karşısında özgüven eksikliği yaratır.

Bu nedenle bilmediğimiz şeyleri denemek, hayatımızda alışık olmadığımız şeyleri yapmaya başlamak, risk almak bize özgüven kazandırır. Çünkü bilmediğimiz ve bu nedenle çekindiğimiz şeylerin üstesinden gelince özgüven hissederiz ve hayattaki deneyimlerimiz artar.

Her sabah farklı bir kahvaltı ile güne başlamak bile yararlı olacaktır. Her cumartesi aynı alışveriş merkezindeki sinemaya gitmek ve aynı markalı ürünleri almak yerine markasını hiç duymadığınız ürünleri deneyin. Devamlı planlı yaşamak zorunda değilsiniz. Bazı günler bir plan yapmayın ve başınıza gelecek sürprizlerin tadını çıkarın

“Hayır” demesini bilmek önemli

Hayır demek karşımızdakine değer vermemek, onu üzmek ya da kırmak anlamına gelmez. Sizden bir şey talep eden kişi bunu kendi ihtiyaçlarına göre belirlemiştir. Oysa sizin de farklı ihtiyaçlarınız, öncelikleriniz ve hayata farklı bakış açınız. Sevdiğiniz bir insanın her isteğine evet demek onun gözündeki saygınlığınızı da azaltacaktır. Onaylanmama ve beğenilmeme korkularını aşıp hayır demeyi öğrenmek özgüven kazanmanın ilk adımlarından biri olacaktır. Bu şekilde karşıdaki kişiye bile iyilik yapmış olabilirsiniz. Belki siz onun düşünemediği bir şeyi düşünmüş ve hayır demekle onu da kendisi için daha iyi olacak bir yola sevk etmiş olabilirsiniz. (webci)

Tags : , , , ,

Hafta Sonlarını İyi Değerlendirmek

Hafta sonları, ailenin beraber olma günleridir. Bununla birlikte, aile içindeki bireylerin pazar gününün nasıl geçirilmesi konusundaki düşünceleri farklı olabilir ve bu durum, karışıklık yaratabilir. Ailenin merkezi olan kadının, bu karışıklıktan etkilenmesi çok doğaldır.

Herkesin kendi düşüncesini dürüst bir biçimde açıklaması ve anlayış beklemesi, bir bakıma kadın için kıvanç vericidir. Ancak, bu istek ve duyguları belli bir yöne itmek, zaman alır ve düzenleme gerektirir. Birçok kadın, hafta sonunu bütün aileyi hoşnut edecek biçimde düzenlemeyi bilmez.

Bu dinlenmeyi gerçekleştirmek için işlerin önceden yapılması gerekebilir. Sözgelimi, bu konuda önceden çok miktarda yemek pişirmek çözüm olabilir.

Buna karşılık, bütün hafta çalışan bir kadın, ev işlerini yapmak için pazar gününü en uygun gün olarak görebilir. Ancak, kendisini ev işlerine vererek yalnızca ailesinden uzoklaşmakla kalmamakta, aynı zamanda tatil gününü başka bir çalışma gününe dönüştürmektedir.

Aynı biçimde, erkeğin evi boyaması da dinlenme gününü çalışma gününe dönüştürmesi olur.

Pazar günü alışkanlıklarını, dinlenme ve en az iş yapma açılarından yeniden düşünmek yararlıdır. Çünkü, birçok kadın için pazar günleri ek iş yapma günü durumuna gelir; kadın, ailenin ilgisini çekmek için iyi bir pazar yemeği yapma zorunluluğunu duyabilir. Dinlenmeyi ve çalışmayı birarada yapmanın getirdiği gerilim ve aileyle normal ilişkiyi bu gerilim içinde sürdÜrmeye çalışma çabaları tatil gününü haftanın en kötü günü haline getirebilir.

Pazar yemekleri birçok babanın çocuklarla günün ortasında uğraşmak istememeleri nedeniyle gerilim yaratabilir. Bebeğe kaşıkla yemek yedirmeye çalışmak rahatlığı bozar. Dört yaşından büyÜk çocuklar yemekte bulundukları yerde sürekli oturmazlar; onları birarada tutmak oldukça çaba gerektirir.

Yemekteki davranışlar çok önemlidir. Bunlar yemekte bulunan öteki kişilerin yemekten zevk almasını güvence altına alır. Doğru davranışların en iyi öğrenildiği yer evdeki yemeklerdir.

Ev geçimini, para kazanmak ve annelik görevi gibi ikiye bölmek hala geçerlidir ve bu durum pazar günleri evde büyük sürtüşmelere yol açabilir. Bu sürtüşme çocukların ele avuca gelmelerinden sonraki dönemlerde en yüksek noktasına varabilir. Bu dönemlerde çocuklar annelerinin bütün dikkatinin onların üzerinde olmasını isterler. Erkek de yemeğini ya karısıyla ya da yalnız yemeğe alışmıştır. Kahvaltı genellikle ailenin birarada olduğu bir durum değildir. Akşam yemeklerini çocuklarıyla birliikte yiyen babaların çok azı onlarla konuşur. Ancak pazar günü öğle yemeğinde çocukların iyi davranmaları gerektiği düşüncesiyle çatışsa bile ortaya bu durum çıkar. Erkeğin karısına söylediği bir söz çocuk tarafından cevaplandırılır. Bu davranışa baba kızar ve çocuğu azarlar.

Babanın yaptığı en önemli yanlışlardan biri, çocuklarına, yaşlarını dikkate almadan yemek masasında iyi konuşmanın değerli birşey olduğunu anlatmaya çalışmasıdır. erkek, bunu haftada yalnızca bir kere denemekle başaramaz. Böyle davranması, onun sert bir baba gibi görünmesine yol açabilir. İdeal davranışlar sergilemek ve çocuklardan bunu beklemek yalnızca hafta sonlarına özgü birşey değildir. Bu nedenle çocuklarının yetişmesinde olumlu katkılar sağlamak isteyen anne babalar hafta içi günlerde de çocukraıyla yeterli iletişimi kurmayı denemek zorundadır.

Tags : , , , ,