Kategori: Kadınlar ve Erkekler

Amerikadaki Hintlinin Aile Sorunları

FacebookTwitterGoogle+LinkedInPinterestPaylaş

İki adam, biri Amerikalı biri Hintli bara oturmuşlar, aile problemlerini tartışıyorlarmış.

Hintli demiş ki:

“Hindistan’da bir sorun var. Biz Hindistan’da sevdiğimiz insanla evlenemeyiz. Ailemiz bizi sade bir köyden sade ve hatta daha önce hic tanımadığımız bir kiz ile evlenmemiz için zorlar. Biz buna ayarlanmış evlilik deriz. Onlara bu şekilde biriyle evlenmek istemediğimi soylemiştim oysa. Ve şimdi hiç tahmin bile edemeyeceğin kadar problemlerimiz var…”

Ardından anlatma sırası Amerikalıya gelmiş. Evlilik hakkında anlatmış Amerikalı da:

“Amerika’da biz sevdiğimiz ile evleniriz. Sana kendi hikayemi anlatayım. 3 yıl gezdikten sonra gerçekten aşık olduğum dul kadınla evlendim. Birkaç yıl sonra babam, benim üvey kızıma aşık oldu ve evlendiler. Böylelikle benim babam yasal olarak benim oğlum oldu ve yasal olarak ben de babamın babası durumuna düştüm.

Yasal olarak benim kızım, benim annem oldu ve benim karım benim yasal büyükannem oldu. Benim kendi oğlum olduğunda problemler daha da arttı. Benim oğlum, babamın erkek kardeşi ve benim de amcam oldu.

Benim babamın oğlu olduğunda ise durum daha da karıştı. Şimdi babamın oğlu, benim kardeşim ve benim torunum aynı zamanda…

Sonuç olarak da ben kendi kendime aynı anda, kendi kendimin büyükbabası ve torunu oldum. Şimdi gelmiş bana aile problemlerinden bahsediyorsun… ”

Bunun üzerine Hintli düşüp bayıldı…

Tags : , , , , , , , ,

Kadınlar neden yalan söyler?

Kadınlar neden yalan söylüyor? En çok kendilerini iyi hissetmek için yalan söyleyen kadınlar hayal ettikleri yaşamı en azından düşüncelerinde yaratmak için yalan bir dünya kuruyorlar.

“Ben kesinikle yalan söylemem. Yalan söyleyene de kızarım.” Bu sözü belki de en çok kadınlar söylüyor yapılan araştırmalar en çok kadınların yalan söylediğini gösteriyor. Erkekler ise düşünülenin aksine kadınlardan daha az yalan söylüyorlar.

Peki, neden böyle oluyor? Yalan söylemem diyen kadınlar neden bu yola başvuruyorlar? Onları yalan söylemeye iten sebepler nedir?

Kadınlar hayatları boyunca kendilerini hemcinsleriyle kıyaslıyorlar. Çoğu konuda diğer kadınlara göre kendilerini yeterli hissetmediklerinde yalana başvuruyorlar. Eğitim durumu, maddi kazanç ve yaşam düzeyi gibi konularda yalan söyleme eğilimnde olan kadınlar hayallerindeki hayatı gerçekmiş gibi anlatıyorlar çoğu zaman. Kadınlar kendilerini başarılı, zayıf ya da ilişkilerinde yeterince mutlu hissetmediklerinde olmasını istediklerini yansıtarak, öyleymiş gibi hissetmeye çalışıyorlar.

Kilo konusu

Kadınlar en çok kilo konusunda yalan söylüyor. Hem kendi kilolarıyla ilgili hem de tanıdıkları diğer kadınların kilolarıyla ilgili. Sürücü belgesi gibi resmi belgeler için bile kiloları sorulduğunda kadınlar kilolarını eksik söylüyorlar. Kimsenin bir daha görmeyeceği resmi belgelerde bile yalan oranının bu kadar yüksek olması şaşırtıcı değil mi?

Kadınların gerçekleri söylemedikleri diğer alanlar ise fikirleri, ilişkileri, becerileri ve gelirleri. Fazla samimi olmadıkları veya tanımadıkları kişilere daha çok yalan söyleyen kadınlar kendileri için önemli kişilere yalan söylemeyi doğru bulmuyorlar. İş arkadaşlarına ve patronlarına söyledikleri yalan oranı ise samimiyet derecelerine göre değişiyor.

Neden yalan?

Her on kadından dördü yalan söyleyerek birine yardımcı olacaklarını ya da onun durumunu geliştirmeye katkı sağlayacaklarını düşündüklerinde yalan söylüyor. Yine her on kadından dördü başka bir insanın duygularını incitememek için yalan söylemekte bir sakınca görmüyorlar. Her on kadından biri başına gelebilecek belaları savuşturmak için yalan söylemeyi normal kabul ediyor. Kadınların yarısından fazlası her doğruyu söylememenin ve gerçeklerin sadece bir kısmını söylemenin yalan sayılmayacağına inanıyor.

Peki ya erkekler?

Peki kadınlar erkeklerin hangi konularda yalan söylemesine hoşgörüyorlar? Her on kadından altısına göre, erkeklerin kendilerine görünümleri hakkında yalan söylemesi kabul edilebilir. (web)

Tags : , , ,

Erkeklere göre en itici davranışlar… Erkekler nelerden hoşlanmaz?

Erkeklere göre en itici davranışlar...

Kadınlar bazen kendilerini tutamaz. Erkeklere itici gelebileceği akıllarından bile geçmez, akıllarındakini söyleyiverirler. Kadınlar bazen de bunu inadına yaparlar. Sonuçta erkekleri sinirlendirmeyi başarırlar. Bir bakın bakalım bu davranışlardan kaç tanesi size de uyuyor.

Erkekler kadınların dış görünüşünde nelerden hoşlanmaz…

Bir kere şunu söylemek gerek; erkekler için kadınların biraz bakımlı olmaları yeterli. Kadınlar sadece şunlara dikkat etse erkekleri kendilerinden soğutmayacaklar.

• Erkekler kadında kıldan pek hoşlanmazlar. Ama özellikle bıyık, favori, ayak parmaklarının üzerindeki ve beldeki kıllar erkekler için çok iticidir.

• Erkekler kadının yakkabılarının temiz ve bakımlı olmasını isterler.

• Erkekler topukluyla yürümeyi başaramayan kadınların topuklu ayakkabı giymesine sinir olurlar.

• Erkekler dik duran ve dik oturan kadınlardan hoşlanırlar.

• Erkeklere göre dekolte giyecek kadınlar onu taşımayı bilmelidir. dekolte giyinmişin bir kadının giydikten sonra onu çekiştirip durması erkeklerin sinirini bozar.

• Şeffaf sutyen askıları erkekleri sinirlendiren başka birşey.

Read more

Tags : , , , , ,

Evlenilmeyecek erkekler ve aşk hayatınız

Asla evlenilmeyecek 10 erkek modeli...

Bazı erkeklere aşık olunur, iyi vakit geçirilir. Bazı erkeklerle ise evlenilir. Peki hangi erkeklerle evlenilmez? İşte evlenilmeyecek erkekler…

Bir erkek sizi annesinden bile çok sevdiğini söylüyorsa ona inanmayın. Aynı erkek bunun üstüne bir de sizin tüm kadınlardan farklı olduğunuzu söylüyorsa ve büyüleyici olduğunuzu iddia ediyorsa aman sakın bu erkeğe asla gönlünüzü kaptırmayın.

Sevdiğiniz erkek geleneklerine bağlıysa ve sizi kendi adetlerine uydurmak için çabalıyorsa yol yakınken vazgeçin. Sizin ailenizin de bir kültürü, geleneği var. Niye onunkine saygı duymak ve kendi hayatınızdan vazgeçmek zorunda olasınız ki? Çok mu kötü bir çevredensiniz? Tabii ki hayır. O halde neden sizi değiştirmeye çalışıyor. İyi düşünün.

Erkek arkadaşınızın gördüğünüz en yakışıklı adam olduğunu mu düşünüyorsunuz? Dünyanın en yakışıklı erkeği sizin kafanızdaki bir imajdır sadece. Dünyada böyle biri yaşamıyor.

Bir gece dışarı çıktınız ve bir erkekten hoşlandınız. Olaylar o kadar çabuk gelişti ki sabah gözlerinizi açtığınızda onunla gece nişanlandığınızı hatırladınız ya da siz öyle sandınız. Uyandığınızda yanınızda kimse yoksa, ne yazık ki çapkın bir playboya rastlamış olma ihtimaliniz yüksek. Babası muhtemelen bir playboydu, kendisi de öyle ve hiç çocukları olmadı. Aynı yere gittiğinizde muhtemelen yine orada ancak yanında bu kez başka biriyle olacaktır.

Gazeteci ya da yazar bir erkek arkadaştan uzak durun. Ne kadar aşık olsanız da mesleği gereği her konuda sizinle tartışır ve sizi çok yorar.

Sadece iyi bir arkadaşınız olan bir erkekle birdenbire duygusal bir yakınlaşma başladıysa yeniden düşünün. Yıllarca arkadaş olduktan sonra aşık olabilir misiniz? Onunla öpüşmek bile tuhaf gelebilir bunca yıldan sonra. (webci)

Tags : , , , ,

Eski sevgiliye dönmek iyi fikir mi?

Eski sevgiliye dönmekYolumuzu ayırdığımız eski sevgiliyle tekrar bir araya gelmek, herkesin zaman zaman arzuladığı bir seçenek. Özellikle de o kişiden sonra işler yolunda gitmediyse, aradığımız özelliklerde yeni bir sevgili bulamadıysak. Yeni aşkımızla işler iyi gitmediğinde de eski sevgiliye geri dönmek, bıraktığımız yerden devam etmek cazip bir fikir gibi gelir.

Acaba gerçekten öyle mi? Eski sevgiliye tekrar döndüğümüzde herşey geçmişteki gibi olur ve kaldığımız yerden mi başlarız? Yoksa hayat da insanlar da artık değişmiş ve aklımıza bile gelmeyecek yepyeni engeller mi bizi beklemektedir? İşte eski sevgiliye geri dönmemek için birçok gerçek sebep:

Tuhaflıkları artık sevimli gelmiyor, aksine rahatsız edici. Eskiden, zamanında buluşmaya gelmemesi bile size sevimli gelirdi, şimdi ise bu sizin için kızgınlık yaratan bir olay. Makarnasını yerken çıkan sesler, çizgi romanlara olan ilgisi size sevimli gelirdi ama artık öyle değil. O günler çok geride kalmış.

Kavgalar da aynı, yeni birşey yok. Eski sevgiliniz yine sizin dırdır eden biri olduğunuzu düşünüyor. Hiç kimseyi düşünmeden sorumsuzca sarhoş olması yine sorun yaratıyor. O sizin ufak şeylere kafaya taktığınız fikrinde. Siz de onun tartışma sırasında soğuk davranarak kabalık ettiği düşüncesindesiniz. Sadece iyi zamanlar değil, yaşanan kötü anlar da aynı eskisi gibi ve dayanılmaz.

Fiziksel çekim kalmamış. Eski sevgililer aklımızda her zaman çok çekici gibi kalır. Ama yeniden ona döndüğümüzde bir de bakarız ki aslında o ilk çekicilik çoktan ortadan kaybolmuş.

İstatistikler gösteriyor ki eski sevgiliye geri dönmek her zaman kötü bir fikirdir. Bırakın herşey aklınızdaki gibi kalsın. Hiç olmazsa hayallerinizde bambaşka bir insan olarak hatırlıyorsunuz onu. (web)

Tags : , , , , ,

Kadınların kadınlara söylediği 15 yalan!

Kadınlar ve Yalanlar

Erkekler kadınlara yalan söyler. Kadınlar da erkeklere yalan söyler. Ama bilinen bir şey daha var ki o da kadınların kadınlara söylediği yalanlar. Bu yalanlar çoğu zaman beyaz yalanlardır ve karşıda hemcinsini kırmamayı amaçlamaktadır. Bazen de kadınların arasındaki rekabetten kaynaklanan yalanlar vardır ki bunların pek de beyaz yalan grubuna girmeyeceğini kabul etmek gerek.

1. Yeni saç modelin harika!
2. Nikah şahidin mutlaka ben olmalıyım, bundan gurur duyarım.
3. Kalçaların büyük değil, boşuna kafaya takıyorsun.
4. Erkek arkadaşından ayrılman daha iyi oldu. Onsuz çok daha iyi gözüküyorsun.
5. Aramızda sır kalacak, merak etme anlattıkların kimseye söylemem.
6. Ne güzel kurabiye yapmışsın. Tarifini bana da ver.
7. Yaşını hiç göstermiyorsun. Kızınla abla kardeş gibisiniz.
8. Davranışlarında hiç aşırılık yok.
9. Annene hiç benzemiyorsun.
10. Yeni erkek arkadaşın iyi bir tercih, çok beğendim.
11. O elbiseyi giyebilirsin. Fiziğin mükemmel.
12. Doğru davrandın. Ben de olsam öyle yapardım.
13. Kilo vermişsin.
14. Ben deli değilim.
15. Dövmen çok güzelmiş.

(webci)

Tags : , , , ,

Erkeklere göre evlilik: Gardiyan gelir, hapishane kapısı kapanır!

Erkeklere Göre Evlilik

Her olayda gözü kara olan, en ciddi sorunlara bile cesurca yaklaştığını iddia eden erkekler konu evlilik olunca köşe bucak kaçarlar. Peki, neden kaçtıklarını hiç düşündünüz mü? Erkeklerin bağlanmaktan bu kadar korkmalarının nedenini kendi itiraflarından duymak ister misiniz?

O hayati cümleyi duymak: Hastalıkta ve sağlıkta… Bu cümleyi erkek şöyle algılar: Gardiyan gelir, hapishane kapısı kapanır!

Evlilik, her çeşit meyvelerin tadına bakma hayalinden vazgeçmektir. Şahane bir aşk ve şehvet seline kapılıp bir çiçekten öbürüne konmak yerine tekdüze bir cinselliği teslim olmaktır.

“Ya başka bir kadına aşık olursam…” kuruntusuna kapılırlar.

Boşanma olayını yanlış ata oynamak gibi görürler.

Anne-babanın başarısız evliliklerini tekrarlamak ya da anne-babanın mutlu evliliğini tekrarlama korkusu yaşarlar. Günün birinde karısına Meleğim, Balım ya da Aşkım diye hitap etmek onlar için kolay değildir.

Verecekleri her kararın eşlerinin denetiminden geçeceği korkusunu hissederler.

Evcilleştirilen Kocalar Kardeşlik Derneği’nin aktif üyelerinden biri haline gelmekten ödleri patlar.

Evlilik hayatını ezbere yaşanan bir hayat, sıkıntılı bir süreç, fazla yüz göz oma ve sıradanlık olarak görürler.

Misafir odasında başlayıp kanepede devam eden erotizmden vazgeçerek düzenli ve renklilikten uzak bir seks hayatına adım atmaktan ürkerler.

Tags : , , , ,

İlişkinizin doğru olduğunu nasıl anlarsınız?

İlişkinizin doğru olduğunu nasıl anlarsınız?Karşıt cinsten birisiyle uzun süreli ve sağlıklı bir ilişki kurmak zordur. Ne de olsa herkesin farklı kriterleri olabilir. Yine de partnerinizin size uygun olup olmadığını hissettirecek bazı işaretler vardır.

Başka kimseye söylemediklerinizi onunla paylaşıyorsunuz. Alkol aldıktan sonra çenenizin düşmesinden bahsetmiyoruz, ama hayatınızla ilgili samimi detayları onunla paylaşma isteği ona güvendiğinizi gösterir – başarılı bir uzun-dönem ilişkisi için başlıca unsurlardan biri.

Zayıf anlarınız/yanlarınızı görmesine izin veriyorsunuz. Hayatla ilgili iyi hissederken, birisiyle mutlu olmak kolaylaşır. Peki ya kendinizi o kadar iyi hissetmediğinizde? Beklediğiniz zammı alamadığınızda, kediniz öldüğünde ya da son derece sıkıcı ve kötü bir gün geçirdiğinizde de onu görmek istiyor musunuz? Bu tür zamanlarda sizi rahatlatıyor olması gerekir, ekstra bir yük olarak görülmektense.

Ona saygı duyuyorsunuz. Onu değiştirmek istemiyorsunuz. Gündelik hayatta sizi irrite eden kimi ayrıntılar olabilir – sürekli giydiği halbuki hiç de yakışmayan o kot pantolon, akşam yemeği yerine mısır gevreği yemesi, Pazar sabahları hala geç kalkması gibi- ama bütün olarak onu seviyorsunuz, düz ve basit.

Ailenizle tanıştırmak istiyorsunuz. Onunla ilgili gururlanıyorsunuz ve onu herkesle tanıştırmak istiyorsunuz, tam tersi adına özürler dilemek yerine.

Birlikte bir gelecek hayal edebiliyorsunuz. Adınızı onun soyadı ile kullanarak yeni imza denemeleri yaptığınızı iddia etmiyoruz, ama zihninizin kimi zaman kendinizi onunla paylaşılan bir hayat tablosuna koymasına izin veriyorsunuz. Ve harika değil mi?

Aynı fikirde olmamaktan korkmuyorsunuz. Kavga etseniz de sizi dinleyeceğini ve kabaca başından savmayacağını biliyorsunuz. Sizi ciddiye alıyor, yanlış olduğunuzu düşündüğü zaman bile…

Temel farklılıklarınız üzerinde çalışmak istiyorsunuz. Birlikte bir geleceği etkileyecek büyük farklılıklarınız varsa – farklı dini ya da maddi görüşler gibi- bunların üstesinden gelmek istiyorsunuz ve biliyorsunuz ki ikinizin de tatmin olacağı bir sonuca varabilirsiniz.
Birlikte gülüyorsunuz. Gülmek hayatın en basit zevklerinden birisi, kesinlikle birbirinizi güldürebilmelisiniz.

İnanılmaz ve tamamıyla çekici buluyorsunuz. Fiziksel kimya, sağlıklı bir ilişki için çok önemli bir unsurdur. Ve eğer o belirlenen standartlara uygun bir güzellik taşımıyor ise? İşte gerçekten doğru insan olduğunu düşünmeniz için daha büyük bir sebep.

Yanında sessiz kalmak mümkün. Gevezelik ederek ya da başka türlü bir etkileşimle aranızdaki boşluğu doldurmak zorunda hissetmiyorsunuz. Bunun yerine, basit bir konfor hissediyorsunuz.

Yanındayken kendiniz oluyorsunuz. Düşüncelerinizi süzgeçten geçirmek zorunda hissetmiyor; güvensiz ya da huzursuz hissetmiyorsunuz.

Doğru oranda ihtiyaç duyuyorsunuz. Özlüyorsunuz ama çok değil. Bazı ihtiyaçlar iyidir ama çok fazla olursa hoşnutsuzluk yaratabilir.

Çok kıskanç hissetmiyorsunuz. Arkadaşları ile dışarı çıkmasından rahatsız olmuyorsunuz, bayan arkadaşlardan bile bahsediyor olsak. Her ikinizin de kendi hayatları ve hobileriniz var.

Daha iyi bir insan olmanıza sebep olduğunu hissediyorsunuz. Akıllı, komik, çekici, yaratıcı hissetmenize sebep oluyor – halinizin en iyi versiyonu yani. En iyi yanlarınızı ortaya çıkarttığını ve tamamladığını hissediyorsunuz.

Sizi anlıyor. Bazen o kadar kolay ki. Sizin dile getirmekte zorlandığınız şeyleri bile anladığını hissediyorsunuz ve bu son derece sıcak ve rahat bir duygu ve uzun soluklu bir ilişkiye gireceğiniz insanda mutlaka olması gereken bir özellik.

Tags : , , , , , , ,

Erkeklerin en klasik 7 ayrılma bahanesi…

Erkeklerin en klasik 7 ayrılma bahanesi...Duygusal ilişkiler bitme noktasına geldiğinde ayrılmak isteyen erkek ne yapar? Bazıları doğrudan doğruya ayrılmak istediklerini söyler, bazıları ise bahanelere sığınır. Erkeklerin sıkça başvurduğu ayrılık bahaneleri vardır. Bazen karşı tarafı üzmemek için bu bahanelere sığınırlar, bazen de yeterince dürüst olamadıklarından? Nedir bu erkeklerin ayrılık bahaneleri ve sebepleri. Hep birlikte bakalım.

Zamana ihtiyacım var

Henüz ayrılmaya tam karar verememiş erkek bunu söyler. Aslında ayrılmak isteyip istemediğinden emin değildir. Ona dışarıda cazip bir hayat varmış gibi gelir. Sanki uzun süredir sürdürdüğü ilişki onu hayattan koparmış gibi hisseder. Ama belirli bir karar da verememiştir.

Sorun sende değil, bende

Belki karşıdaki insanın kendisinde ne eksiklik olduğunu düşünmesine engel olmak için söylenmiştir bu söz. Artık o kadar bilinen bir bahanedir ki esprilere konu olmaktadır. Tüm hatayı ve sorumluluğu üstleniyor gibi yapıp kolay yoldan ayrılma bahanesidir bu.

Ben senin için yeterince iyi değilim

Böyle birisi aslında karşısındaki kişinin kendisini çok sevdiğinden emindir. Ama kendisinin onu o kadar da sevmediğini bilmektedir. Bunun söyleyemeyen erkek bu bahanenin arkasına sığınır.

Ailevi sorunlarım var

Kim bu bahaneye itiraz edebilir ki? Çok mutlu bir aile hayatı olduğunu bilseniz de bunu ispat edecek haliniz yoktur. ‘Senin bilmediğin şeyler var’ yanıtıyla karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle erkekler için iyi bir ayrılık bahanesidir.

İşlerimi yoluna koymalıyım

Erkeklerin hayatta başarılı olmaları ve işleri onların yoluna koymaları beklendiğinden bu durum zaman zaman iyi bir kaçışa bahane olmaktadır. Erkek daha ciddi bir ilişkiye ya da bir evliliğe hazır değildir. Çünkü yoluna koyulacak dünya kadar işi vardır.

Psikolojik sorunlarım var

Bu ayrılık bahanesine nasıl itiraz edebilirsiniz ki? Psikolojik sorunları varsa vardır, siz ne kadar göremeseniz de. Aksi ispatlanamayacağı için erkekler için iyi bir ayrılık bahanesidir. Aynı zamanda bu yolla vicdan azabından da kurtulurlar, ayrılacakları kişiyle fazla sorun yaşamadan ayrılmanın bir yoludur psikolojik sorunları olduğunu söylemek.

(webci)

Tags : , , , , ,

Lady Godiva efsanesi…

Kadınlar dünyayı yönetir derler diye bir özdeyiş vardır. Hiçbir erkek bunu kabul etmese de bu iddia doğrudur. Güzel ve akıllı bir kadının dünyada yapamayacağı hiçbir şey yok. Günümüzde kadın haklarının kısmen de olsa kabul edildiği, en azından kanun karşısında kadın ve erkeğin eşit kabul edildiği bir dönemde kadınların birşeyleri başarması daha kolay gözüküyor. Peki ya tarihte de dediğini yaptıran kadınlar vardı desek. Erkeklerin dünyasında dediğini yaptıran kadınlara tarihteki en güzel örneklerden biri Lady Godiva’dır. Ortaçağın karanlık dünyasında, 11. yüzyılda tüm egemenlik erkek cinsine aitken erkeklerin bile yapamadığı bir işi bir kadın başarmıştı: Lady Godiva. Üstelik bu kadının başardığı işi en cesaretli erkekler bile başaramazdı. Yaşadığı bölgeye uygulanan vergilerin indirilmesini talep eden genç kadın doğruduan doğruya eşi olan Lord’a kafa tutmaktaydı.

11. yüzyılın İngiltere’sinde feodal derebeylik düzeni devam ederken en büyük toprak sahiplerinden biri olan Lord Leofric the Dane, Warwickshire bölgesinin ve içindeki Coventry kentinin tek sahibidir. Lord kendisinden çok genç ve güzel Lady Godiva ile evlidir.

Lord Leofric the Dane tüm topladığı vergileri savaşa harcamakta, savaşların ise ardı arkası gelmemektedir. Lord yükselen savaş masraflarını karşılamak için halka uygulanan vergileri devamlı arttırır. Lady Godiva ise bu uygulamaya karşı çıkar ve Lord’a vergilerin indirilmesi için talepte bulunur.

Lord topraklarında çalışan köylüleri insan olarak bile görmemektedir. Lorda göre köylüler düşük ahlaklı kimselerdir. Lady Godiva ise halkın ahlaklı olduğu ve köylülerin bu davranışı haketmediği düşüncesindedir. Lord ve güzel eşi aralarında bir iddiaya girer. Lady Godiva üzerine hiçbir şey giymeden bir atın üzerinde Coventry’nin sokaklarında gezecektir. Orada yaşayanlar ona bakmaz ve evlerine girerlerse Lord köylülere uyguludığı vergileri düşürecektir.

Kady Godiva dediğini yapar ve şehrin sokaklarında dolaşır. Onu gören halk vücuduna bakmamak için hemen evlerine girip kapılarını kapatır. Bu genç Lady’nin iddiayı kazandığı anlamına gelir ve Lord vergileri düşürmeyi kabul eder. Dünyayı erkekler yönetiyor gibi gözükse de arka planda her zaman bir kadın vardır düşüncesi böylece bir kez daha doğru çıkmıştır.

Tags : , , , ,