Kategori: Haber Merkezi

Ertuğrul Özkök yeni kitabını imzaladı

FacebookTwitterGoogle+LinkedInPinterestPaylaş

Ertuğrul Özkök

Ünlü gazeteci ve yazar Ertuğrul Özkök kadın girişimcilerle buluştu. Özkök Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin düzenlediği kahvaltıda kadın girişimcilerle bir araya geldi ve bir konferans verdi.

Ertuğrul Özkök konuşmasının başlangıcında şunları söyledi: “Kafamda Çetin Altan’ın bundan 30 yıl önce okuduğum yazısı vardı. Bugüne Çetin Altan’ın da dediği gibi ‘Ben her sabah kendimi bir kadın jürisinin önünden geçecekmiş gibi hazır hissetmek isterim.’ Deneyimli gazeteci son dönemde çok heyecanlı olduğunu ve yakın zamanda üniversitede derslere başlayacağını anlattı.

Dersinin adını “Zamanın Ruhu” koyduğunu söyleyen Ertuğrul Özkök: ”Hayat boyu gençlere sistematik düşünceyi öğretenlere kaotik düşünceyi, irrasyonaliteyi anlatmak istiyorum.” dedi. Konferansın bitiminden sonra son kitabı ‘Tuhaf’ı imzalayan Özkök’ün çok keyifli olduğu gözlendi.

Tags : , , ,

Kenan İmirzalıoğlu, İngiliz Kemal olmaya hazırlanıyor

Kenan İmirzalıoğlu, İngiliz Kemal olmaya hazırlanıyor

“Son Osmanlı – Yandım Ali” filminde hayranlarının karşısına vatansever külhanbeyi olarak çıkan Kenan İmirzalıoğlu‘na ‘İngiliz Kemal’ adlı dizide, efsanevi Türk casusu Ahmet Esat Tomruk’u canlandırmaya hazırlanıyor.

İngiliz Kemal, Kurtuluş Savaşı’nda Teşkilat-ı Mahsusa adına çalışan Türk casusu bir tarihi karakter. Ası adı Ahmet Esat Tomruk olan İngiliz Kemal’in hayatı TV dizisi olarak ekranlara gelecek. Önümüzdeki yıl ekranlarda yer alması düşünülen dizide ‘İngiliz Kemal’i Kenan İmirzalıoğlu canlandıracak. Yakışıklı oyuncunun Ezel dizisindeki rol arkadaşları Cansu Dere, Barış Falay, Yiğit Özşener gibi oyuncular da bu dizide kendisine eşlik edecek. Dizinin yapımcılığını ise ‘Aşk-ı Memnu’, ‘Fatmagül’ün Suçu Ne?‘ ve ‘Yaprak Dökümü‘nün yapımıcısı Kerem Çatay üstlendi.

İyi derecede İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Rumca konuşan ve boksör olan Ahmet Esat Tobruk, İstanbul’un işgali sırasında tutuklanan İttihatçıları kurtarmak için harekete geçer. Boksör İngiliz subaylarla ringe çıkıp istihbarat toplayan İngiliz Kemal casus olarak Ankara hükümetine bilgi sağlar ve hizmet eder. Amerikalı gazeteci kılığına girip Yunan hatlarına sızan Ahmet Esat Bey Türk cephesine önemli bilgiler sağlar. Ahmet Esat Bey, savaş bittikten ve Cumhuriyet ilan edildikten sonra İstanbul’a yerleşti. 1964 yılında 72 yaşında ölene kadar rehberlik ve tercümanlık yaparak hayatını kazanan İngiliz Kemal mütevazi kişiliğiyle tanındı.

Kenan İmirzalıoğlu, 2007 yılında Yandım Ali karakteriyle hayranlarının karşısına çıkmıştı. ‘Son Osmanlı – Yandım Ali’ filminde ‘Yandım Ali’ adındaki İstanbul kabadayısını canlandıran oyuncu önemli bir başarıya imza attı. Film 1 milyon 87 bin 209 kişi tarafından izlendi ve önemli bir gişe başarısı yakaladı.

Tags : , , , , , , , ,

Bono’nun neden yuhalandığını anlayamadılar

Bono - U2

Lisa Derrick, İstanbul’daki U2 konserini değerlendirdi ve Bono’nun sözlerinde haklı olduğunu yazdı.

ABD’nin önemli haber sitelerinden Huffington Post’un yazarlarından Lisa Derrick “U2 İstanbul’da, Türkiye dünya sahnesinde” başlıklı bir yazı yayınladı. Yazıda Derrick şu cümlelere yer verdi: “U2’nun Türkiye’de düzenlenen konseri birçok yeniliğe sahne oldu. Konser grubun Türkiye’de gerçekleştirdikleri ilk gösteriydi. Bono ve grup üyeleri ilk kez Türkiye Başbakanı’yla görüştüler. Atatürk Olimpiyat Stadı’ndaki konser Türkiye’deki ilk U2 konseriydi ve U2 grubunun solisti Bono 30 yılı aşkın süredir söylediği bir şey nedeniyle ilk kez yuhalandı” dedi.

Lisa Derrick Bono’nun Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’tan bahsetmesi üzerine yuhalanmasının ardından Türkiye’nin öneminden söz ettiğini yazdı. Yazar, “Bono Türkiye’nin dünya sahnesinde yükselmesi konusundaki sözlerinde haklıydı. Ülkenin konumunu, ekonomisini ve laik-dindar ideoloji dengesini düşünün. Türkiye’nin AB’ye ihtiyacı var mı?” diyerek görüşlerini belirtti.

Lisa Derrick, Avrupa’nın değişik ülkelerinden binlerce kişinin bu konser için İstanbul’a geldiğini belirterek konserin Türk turizmine canlılık kazandırdığını söyledi.

Tags : , , , , ,

“Her yöne sınırsız” davasını tüketici kazandı

Her yöne sınırsızTüketici Mahkemesi, 7.500 TL’lik cep telefonu faturasının 66 TL olarak ödenmesine karar verdi. “Her yöne sınırsız” tarifeyle bir ayda 25 bin dakika konuşan tüketiciye 7.500 TL’lik fatura gelmişti.

“Her yöne sınırsız” tarifeli hattına 7.500 Tl fatura gelen Oktay Karaaslan, GSM şirketinin bu tarifesinin 66,70 TL olduğunu belirterek şirkete itirazda bulundu. GSM şirketi kendisine tarifenin 10 bin dakika limitli olduğu yanıtını verdi. Bunun üzerine İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi’ne başvuran Karaaslan faturanın iptaline karar verilmesini talep etti.

Şirket sınırsız kullanma olanağı sağlamıştır

Mahkeme hakimi Dursun Kaya, tüketicinin bu kampanyayı kötüye kullandığının anlaşıldığına, ancak bununla birlikte davalı şirketin reklam kampanyasında kullanım süresi konusunda açıklayıcı bir bilgiye yer verilmediğine karar verdi. ‘Satıcı şirketin açık taahhütleri karşısında tüketicinin kötü niyetli hareket etmesinin bir önemi bulunmamaktadır. Zira davalı şirketin reklam ve ilanları tüketiciye bu hattı sınırsız şekilde kullanma olanağı sağlamıştır” denilen kararda tüketicinin taleplerinin haklı olduğunu belirtildi. Mahkeme gönderilen faturanın 66.70 TL’den fazla kısmının iptaline karar verdi.

Tags : , , ,

Tuğçe Kazaz New York’ta zoru başardı

Tuğçe KazazNew York Moda Haftası’nda birbirinden seksi modellerle beraber podyuma çıkan Tuğçe Kazaz bir Türk model olarak zoru başardı.

Tuğçe Kazaz başarılı bir kariyer düşleri kurduğu uluslararası moda dünyasında sonunda muradına erdi. Başarılı manken, New York Moda Haftası kapsamında düzenlenen iki ayrı defilede podyuma çıkarak önemli bir başarıya imza attı.

Tuğçe Kazaz, Christian Siriano’nun 2011 bahar koleksiyonunu tanıttığı defilede yer aldı. Tasarımcı Christian Siriano adını dünyaca ünlü tasarım yarışması Project Runway’le duyurmuş ve dünya çapında ün kazanmıştı. Tuğçe Kazaz, modacı Christian Siriano’nun defilesinden sonra Project Runway’in sekizinci sezon yarışmacılarının final defilesinde podyuma çıktı.

Ünlü manken Lincoln Center’daki tiyatroda yapılan defilede Michael Drummond adlı yarışmacının tasarladığı kıyafeti giydi. Dünya moda piyasasındaki başarılı temsilcimiz hem güzelliği hem de profesyonel tavırlarıyla ilgi odağı oldu. Project Runway’in jüri üyeliklerini ise sahne ve şov dünyasının ünlü isimleri Heidi Klum, Jessica Simpson ve Nina Garcia yaptı.

İlgili Link: Tuğçe Kazaz Web Sitesi

Tags : , , , ,

Referandumda oy pusulasını dışa katlayın

12 Eylül Anayasa ReferandumuReferandumda “hayır” veya “evet” demeyi düşünenler sabırsızlıkla 12 Eylül gününün gelmesini bekliyorlar. Ancak küçük bir yanlışlık yaptığınız takdirde vereceğiniz oyun boşa gitme riski var. Oyunuzun geçersiz sayılmaması için nelere dikkat etmek gerekir?

Mührün basılacağı oy pusulaları tek parça ve bu pusulanın yarısı kahverengi yarısı ise beyaz…

Bu nedenle tercih mührünüzü “Evet ya da “Hayır” bölümüne bastığınızda, eğer oy pusulasını içe doğru katlarsanız diğer tarafa mürekkep bulaşıyor.

Bu nedenle oy kullananların oy pusulasını dış tarafa doğru katlayıp oylarını kullanmaları gerekiyor.

Bu yanlışlık nedeniyle oy sayımında sizin bastığınız “Evet” ya da “Hayır” oyu diğer tarafa bulaşan mürekkep nedeniyle geçersiz sayılacak ve iptal edilecek.

Tags : , ,

Ejderha Dövmeli Kız efsanesi 17 Eylül’de başlıyor

Ejderha Dövmeli Kız - The Girl with the Dragon Tattoo

Türkiye sinemaları 17 Eylül’den itibaren yeni bir seriye daha ev sahipliği yapacak. İsveçli yazar Stieg Larsson’un ünlü “Millenyum” serisinin ilk bölümü olan “The Girl with the Dragon Tattoo” adlı psikolojik gerilim filmi, “Ejderha Dövmeli Kız” adıyla sinemalarda izleyici karşısına çıkacak.

Niels Arden Oplev’in yönettiği ve Michael Nyqvist, Noomi Rapace, Lena Endre ile Peter Haber’nun oynadığı Ejderha Dövmeli Kız: Millennium Üçlemesi 1 (The Girl with the Dragon Tattoo), izleyiciye gerilim ve heyecan dolu dakikalar vaad ediyor.

Filmin konusu şöyle: 40 yıl önce varlıklı ve güçlü bir ailenin genç ve güzel kızı Harriet Vanger ortadan kaybolur. Cesedi hiçbir zaman bulunamaz. Bunun bir cinayet olduğuna inanan amcası yıllar sonra bu olayı araştıracak korkusuz birilerini tutmaya karar verir. Gazeteci Mikael ile ona yardım eden dövmeli kız Lisbeth, Harriet’in izini sürerken bir dizi cinayeti açığa çıkarır, katil aileden biridir.

2008 yılında hayata veda eden Stieg Larsson’un kaleme aldığı serinin diğer iki kitabı ise “Ateşle Oynayan Kız” (The Girl Who Played with Fire) ve “Arı Kovanını Tekmeleyen Kız” (The Girl Who Kicked the Hornets’ Nest) isimlerini taşıyor. Bu iki kitaptan yapılan film uyarlamaları da sonbahar ve kış aylarında sinemalarımıza gelecek.

Tags : , , , ,

Mu kıtasının esrarı ve Atatürk

Mu kıtasının esrarı ve Atatürk

Büyük Okyanus’un tam ortasında yer alan ve 12 bin yıl önce batan efsanevi kıta “Mu”, binlerce yıl öncesine dayanan mitlere göre, kıta üzerinde yaşayan 64 milyon insanla birlikte esrarengiz şekilde sulara gömülmüştü.

O kıta batmasaydı insanlık belki de bugün olduğu yerden çok ileri olacaktı. Peki neydi bu kıtanın esrarı?

Bilim adamı James Churchward’a göre, efsanevi ada üzerinde dört ayrı ırk, tek tanrılı bir din, sembolizme dayalı bir öğretim sistemi ve gelişmiş bir uygarlık yaşıyordu. Yine Churchward’ın iddiasına göre, Mu kıtasının en önemli özelliği, yeryüzünde insanın ilk ortaya çıktığı yer olmasıydı. Yeni Zelanda’dan Hawaii’ye kadar uzanan bu kıtadan geri kalan parçalar bulunmuştu. Peki koskoca kıta nasıl oldu da yok oldu?

Varsayımlara göre, kıtanın altında yer alan gaz odacıklarının patlamalara yol açması nedeniyle, kıta üzerinde yaşayan milyonlarca kişiyle birlikte sulara gömüldü.

Şimdiye kadar ortaya atılan tüm bu iddialar ve Pasifik Okyanusu’nda bir kıtanın varlığı konusundaki görüş, çeşitli belge ve bulgular mevcut olmakla birlikte, henüz arkeologlar arasında yaygınlık kazanmamış bir görüş veya bir varsayım olmaktan öteye gidemedi.

Çin’e ve çevre adalara kaçanların kitabelerinde “Kıtamız battı, biz de buraya kaçtık” yazmaktadır. Bu yazılı kayalar 14 bin yıllıktır, c14 karbon testleriyle sabittir. Türkler’in de Mu Kıtasından geldiği söylentileri de varsayım olarak eklenmiştir.

Yaklaşık 50 yıl boyunca 20’den fazla ülkeye giderek Mu uygarlığı hakkında veri toplayan James Churchward’un ve mu varsayımını destekleyenlerin mu uygarlığı hakkındaki görüşleri kısaca şöyle özetlenebilir:

Yeryüzünde insanın ilk ortaya çıktığı kıta Mu kıtasıdır.

Mu kıtası kuzeyden güneye 3000 mil, doğudan batıya 5000 mil kadar uzanan, üç kara parçasından oluşan büyük bir kıtaydı.

Günümüzde Polinezya, Mikronezya ve Melanezya takımadalarını oluşturan adalar, muhtemelen bu kıtadan arta kalan kara parçalarıdır.

Bu kıta, kıtanın altında yer alan gaz odacıklarının patlamalara yol açması nedeniyle, yaklaşık 12.000 yıl önce 64 milyon nüfusuyla birlikte sulara gömüldü.

Bu kıtada 70.000 yıl önce tek tanrılı bir din bulunuyordu. Aynı tarihlerde Mu’lular diğer kıtalarda koloniler oluşturmaya başlamışlardı ki, anavatan dışındaki en büyük imparatorluk, başkenti günümüzde Gobi Çölü’nün uzandığı bölgede bulunan Uygur İmparatorluğu’ydu.

Mu dininin öğretimini “Naakaller” adı verilen rahipler üstlenmişlerdi ve sembolizme dayalı bir öğretimleri vardı.

Mu dininin esası, Tanrı’nın tek oluşuna ve ruhsal gelişim için sürekli olarak tekrar doğmak (reenkarnasyon) inanışına dayanıyordu.

Atlantis’teki din Mu’nun tek tanrılı dininden başka bir şey değildi.

“Ra” sözcüğü güneş anlamına gelirdi ki, daire ile ifade edilen güneş sembolü, bir ad ve sıfat vermek istemedikleri, “o” diye hitap ettikleri tek Tanrı’yı simgelemede kullanılırdı; Mu imparatoru da “Mu’nun güneşi” anlamında ra-mu adıyla ifade edilirdi. “Ra” sözcüğü sonradan diğer kıtalara ve Atlantis yoluyla Mısır’a da taşınmıştır.

Dört ırktan oluşan Mu’lularda yazı dilleri farklı olmakla birlikte, konuşma dilleri ortaktı.

Mu’lular günümüz uygarlığına kıyasla manevi alanlarda çok daha ileriydiler.

Telepati, durugörü, çift bedenlenme, astral seyahat gibi, uygarlığımızda ancak kimi medyumlarda ve mistiklerde görülebilen olağanüstü yetenekler mu’lularda olağan yetenekler olarak mevcuttu.

Mu uygarlığının en önemli çöküş nedeni, teşevvüş adı verilen, bir aşamadan diğerine geçilirken yaşanan kargaşa dönemini atlatamamasıdır.

Genelde bu iddiaların herhangi birini destekleyecek arkeolojik veya antropolojik bulgu yoktur. Mu dinine, kolonilerine (örneğin Uygur İmparatorluğu kolonisi fikri) ve Mu kıtasının nasıl battığına ilişkin iddialar ‘Mu’ varsayımını savunanlar arasında da genel geçer kabul görmemiştir ve farklı düşünceler mevcuttur.

Mu kıtasının esrarı ve Atatürk

Atatürk’ün Mu Kıtasına İlgisi

Mu Kıtası, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulan bir ekip tarafından araştırıldı.

Yıllar öncesinde Atatürk’ü epey heyecanlandıran bir araştırma Türkiye’de ortaya çıkabilmek için yıllarca beklemek zorunda kaldı. Türk tarihinin ve coğrafyasının araştırılmasını isteyen Atatürk, ilkel diller uzmanı ve tarihçi-diplomat Tahsin Mayatepek’i görevlendirdi ve ömrünün son yıllarında ilginç kaynaklara ulaştı.

Mayapetek’in raporunda Güney Amerika uygarlıklarından Maya uygarlığının dil ve kültürleriyle Anadolu ve Orta Asya kültürleri arasındaki benzerlik dikkat çekiciydi.

Süreci inceleyip Atatürk’e raporlar halinde iletmesi için 1935’de Meksika’ya maslahatgüzar atandı ve Arkeolog William Niven’in Meksika’da yaptığı kazılarda bulduğu yaklaşık 15 bin yıl öncesine ait tabletlerin deşifrelerinden ve ardından James Churchward’ın Hindistan’da bulduğu benzer tabletlerin çevrilerinden Atatürk’ü haberdar etti.

Sağlığının bozuk olmasına rağmen Atatürk, Türkiye’ye getirilen kitaplarla çok ilgilendi ve hızlıca çevirilerini yaptırıp, bizzat kendisi geceler boyu okuyup üzerlerinde notlar aldı.

Halen Anıtkabir’de bir kısmı sergilenen kitaplar ancak 2000’li yıllarda Türkçe’ye çevrilebildi.

Tags : , , , , ,

Referandum anketinde son durum: Tam ortadan bölündük

Referandum Anketi Son Durum


% 51.7 Hayır % 46.1 Evet

12 Eylül’de yapılacak olan Anayasa Referandumuyla ilgili anketler son hızla devam ederken Pollemik.com sitesinin düzenlediği ankette oyların % 51.7 hayır – % 46.+ evet şeklinde olduğu ortaya çıktı. Geri kalanını ise oy vermeyi düşünmeyenler, kararsızlar ve protesto amaçlı oy vermeyecek olanlar oluşturuyor.

Sadece anketler üzerine kurulu olan Pollemik.com sitesinde referandumun son durumu katılanların eğitim durumu, yaş düzeyi, cinsiyeti ve yaşadıkları iller bazında detaylı olarak veriliyor.

Buna göre İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Bursa gibi büyük metropoller ile Trakya, Ege bölgesi ve Akdeniz bölgesi ve Karadeniz’in bir kısmında hayır diyenlerin oranı önde gidiyor. Ülkenin batı, kuzey ve güney kesimlerinde hayır oyları ağırlık kazanırken Orta Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun tamamında (Tunceli hariç) evet oylarının daha fazla olduğu gözleniyor.

Katagorilere göre bakıldığında durum şöyle:

Türkiye Geneli: Yüzde 51.7 Hayır, Yüzde 46.1 Evet, % 1.0 Oy Vermeyecek, % 0.90 Kararsız, % 0.30 Boş Oy Verecek
Kadınlar % 60.40 Hayır, % 36.27 Evet, % 2.15 Kararsız
Erkekler: % 50.20 Evet, % 47.80 Hayır, % 1 Oy Vermeyecek, % 0.66 Kararsız
Yüksek Lisans Mezunları: % 50 Hayır, % 49 Evet, % 1 Kararsız
Üniversite Mezunları: % 49.5 Evet, % 48.5 Hayır, % 1 Kararsız
Lise Mezunları: % 49.5 Evet, % 48.5 Hayır, % 1 Kararsız
İlkokul ve Ortaokul Mezunları: % 52.0 Evet, & 45.9 Hayır, % 1 Kararsız

Türkiye Referandum Haritası

24 Ağustos tarihi itibariyle hayır ve evet verecek iller şöyle sıralanıyor.

HAYIR DİYECEK İLLER

İstanbul, Ankara, İzmir, Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, Çanakkale, Manisa, Balıkesir, Bursa, Bilecik, Zonguldak, Bartın, Karabük, Eskişehir, Denizli, Aydın, Uşak, Muğla, Antalya, Burdur, İsparta, Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay, Gaziantep, Kilis, Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Çankırı, Kastamonu, Çorum, Amasya, Tokat, Samsun, Ordu, Giresun, Gümüşhane Artvin, Ardahan, Kars, Iğdır, Tunceli, Bitlis.

EVET DİYECEK İLLER

Kocaeli, Yalova, Sakarya, Düzce, Bolu, Sinop, Kırıkkale, Yozgat, Aksaray, Konya, Afyon, Kütahya, Karaman, Sivas, Erzincan, Trabzon, Rize, Erzurum, Bayburt, Ağrı, Muş, Bingöl, Elazığ, Malatya, Kayseri, Adıyaman, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Siirt, Mardin, Şırnak, Batman, Van, Hakkari.

İlgili Link: Pollemik.com sitesi

Tags : , , , , ,

Kainatın en güzel kızı bir Meksikalı

Jimena NavarreteLas Vegas’ta düzenlenen Miss Universe 2010 (Kainat Güzeli) yarışmasında Meksika güzellik kraliçesi Jimena Navarrete, 81 ülkeden gelen kraliçe adaylarını geride bırakarak tacın sahibi oldu.

22 Şubat 1988 tarihinde doğan 22 yaşındaki Guadalajara doğumlu Jimena Navarrete, güzellik yarışmasına katılmadan önce Gıda Bilimleri eğitimine devam ediyordu.

Jimena Navarrete kraliçelik tacını giydikten sonra yaptığı açıklamada, öncelikle üniversite eğitimine devam edeceğini belirterek, “Benim için okulum herşeyden önce gelir. Ancak karşıma çıkacak fırsatları da kaçırmamak için elimden geleni yapacağım” dedi.

Yarışmada ikinci sırayı Jamaika adına katılan Yendi Phillipps’in olurken, üçüncü sırada Avustralya’dan Jesinta Campbell yer aldı.

Türkiye adına yarışan Gizem Memiç ise, final grubundaki 15 finalist arasında yer alamadan ön elemeler sırasında yarışma dışı kaldı.

Tags : , , , ,