Kategori: Genel

Atatürk’ün Bilinmeyen Resimleri – Dünya Arşivlerinden

FacebookTwitterGoogle+LinkedInPinterestPaylaş

Atatürk dünyadaki sanat ve fikir sitelerinde yer bulan ender Türk büyüklerinden biri. Mustafa Kemal Atatürk posterleri başta ABD olmak üzere tüm dünyada ilgi gören ürünlerden. Çoğu devrimciye ilham olmuş olan Mustafa Kemal Atatürk ortaya koyduğu ilkeleri ve idealleriyle pekçok ülkenin kuruluşuna da fikir katkısında bulunmuş olan bir lider. Atatürk 20. yüzyıla yön vermiş liderlerden biri olarak Gandhi, Churchill, Che Guevara gibi devlet liderleri ve halk önderleriyle birlikte anılıyor. Mustafa kemal’in resimleri de koleksiyon değeri yüksek tarihi fotoğraflar arasında yer alıyor. Atatürk’ün Türkiye’de çok fazla bilinmeyen bazı resimleri yabancı arşivlerde büyük bir titizlikle korunuyor. Yabancı devlet arşivlerinin yanısıra özel koleksiyonlarda da bilinmeyen pek çok Atatürk fotoğrafına ya da fotoğrafını içeren eski baskılara rastlamak mümkün.

Bu kaynaklardan yararlanarak Atatürk’ün bilinmeyen resimleri dünyanın saygın poster firmaları tarafında yeniden basılıyor. Kaliteli fotoğraf kağıtlarına yapılan baskıların yanısıra reprodüksiyon olarak gerçekleştirilen yeniden basımlar da var. Baskılara konu olan fotoğraflar ya özel olarak Atatürk döneminde çekilmiş ya da o dönemin ulusal ve uluslararası basınında yayınlanan resimlerden derlenmiş. Dünyada özellikle koleksiyoncular arasında ilgi gören resimler arasında sepia ve siyah beyaz tonlarda olanların yanısıra sonradan renklendirilmiş resimler de var. Sonradan renklendirilen resimlerin bazıları o günün teknolojisiyle elle boyanarak bizzat fotoğrafın üzerinde renklendirilmiş. Boya bizzat fotoğrafın kağıdına uygulandığından bu fotoğrafların orijinal şekillerine ulaşmak artık mümkün olmuyor. Ancak bu sonradan boyama Atatürk resimleri de başlıbaşına sanatsal değer taşıyorlar. Bazı resimler ise son teknoloji kullanılarak bilgisayar ortamında renklendiriliyor. Bu resimlerin orijinal halleri korunuyor.

Amerika’nın çoğu firmaları Atatürk posterlerine önemli yer ayırıyorlar. Poster şirketleri tarafından Atatürk’ün hiç bilinmeyen pek çok portresini sanatsal poster haline getirmiş. Türkiye’de bulunamayan bu portre resimlere internet aracılığıyla ulaşmak mümkün oluyor. Atatürk posterleri gördüğü saygıdan olsa gerek normal bir poster baskısıyla değil özel sanat çalışması kağıtlarına fotoğrafik baskı ya da giclee baskı adı verilen baskı biçimleriyle üretilmiş. Bunun yanısıra çerçeveli Atatürk posterlerini de bulmak mümkün. Mustafa kemal Atatürk sadece geçen yüzyılda değil bu yüzyılda da insanlara ilham kaynağı olmaya, kendilerini belirli bir başarıya adayanlara motivasyon sağlamaya devam ediyor.

Tags : , , , , , , , , , ,

Prag Avrupa’nın Tarih, Kültür ve Finans Merkezi

Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag bugünlerde Avrupa’nın önemli turizm merkezlerinden biri. Yüzyıllara varan sanat ve kültür geçmişi, mimarisi ve gezip görülecek yerleriyle Prag son dönemlerde Türk ziyaretçilerin de ilgisini çeken tur ve gezi şehirlerinden. Prag’a sadece bayram, yılbaşı, yaz gibi özel dönemlerde değil dört mevsim boyunca uygun fiyatlarla tur imkanları bulmak mümkün. Kredi kartlarına taksit yapılan ve ödeme kolaylıkları sunulan uluslararası turlarla Prag’da unutulmayacak bir tatil yapabilirsiniz. Kent Sovyet işgali sonucu bir süreliğine Doğu Avrupa’nın bölgelerinden biri gibi gözükse de aslında tarihte Batı Avrupa’nın kültürüne, sanatına ve yaşantısına etki eden kurucu unsurlarından biri olarak yer alıyor. Çek Cumhuriyeti de bugün için de tarihteki eski konumuna dönme çabası içerisinde.

Prag 1 milyondan fazla nüfusuyla sadece Çek Cumhuriyeti’nin değil, Avrupa’nın da kültür ve sanat merkezlerinden biri. Daha önce Çekoslavakya’ya başkentlik yapmış olan şehir tarihte önemli bir yere sahip. Prag son dönemde gelişen Çek ekonomisiyle özellikle finans sektöründe önemli bir cazibe merkezi haline geldi. Çek Kronası dünyanın en saygın paralarından biri oldu. Çek Cumhuriyeti önemli düzeyde yabancı sermaye ve yatırım çekiyor. Ülkedeki cazip yatırım fırsatları Çek Cumhuriyeti’ni Doğu Avrupa’nın finans merkezi konumuna getirdi. Çek Cumhuriyeti ekonomi ve finans piyasalarında Polonya, Rusya ve Türkiye’yle birlikte Doğu Avrupa ekonomilerinden biri olarak yer alıyor ve bu ülkelerle birlikte aynı kaynaklardan yatırım çekiyor.

Prag’da St. Vitus Katedrali gibi tarihi eserlerin yanında yeni inşa edilmiş gökdelenlere rastlamak mümkün. Şehir çağdaşlık ve modernizmle tarihi çok güzel bir şekilde harmanlıyor. Turistler için belki de en çekici olan yönlerinden biri bu. Şehrin sokaklarında tarihi tramvaylar hala hizmet veriyor ve turistler için mükemmel bir görsellik oluşturuyor. Prag’ın merkezi konumundaki Wenceslas Meydanı turistlerin gezip görmesi gereken mekanlardan. Meydanda Wenceslas Anıtı ve Ulusal Narodni Müzesi yer alıyor. Şehir Avrupa’nın tarihi ve sanatsal mirasını tam olarak yansıtan, mutlaka görülmesi gereken kentlerden biri.

Tags : , , , , , , ,

Kurban Bayramı yurtiçi turları – tatil turları ve fiyatları

Ets Kurban Bayramı turları

Etstur, kurban bayramı tatilcilerine ünlü isimlerin konserleriyle renklenen turlar hazırladı. Rixos Sungate Otel’de konaklayacak tatilciler 16 Kasım’da Işın Karaca, 17 Kasım’da İbrahim Tatlıses, 18 Kasım’da Mustafa Ceceli, 19 Kasım’da Funda Arar’ı dinleyecek. Tesis’te bayramda ultra her şey dahil kişi başı gecelik konaklama ücreti 232 TL’den başlıyor. Rixos Premium Belek’te 16 Kasım’da ENBE Orkestrası, 18 Kasım’da Sertap Erener sahne alacak. Kişi başı gecelik fiyat 256 TL.

Hilton Dalaman Resort & SPA’da 16 Kasım’da Ebru Gündeş, 19 Kasım’da İbrahim Tatlıses konser verecek. Tesiste, bayram süresince kişi başı gecelik konaklama 240 TL’den başlıyor. Belek’teki Spice Otel’de, 19 Kasım akşamı Serdar Ortaç sahne alacak. Tesiste bayram süresince, kişi başı gecelik konaklama 214 TL’den başlıyor.

Kurban Bayramı yurtdışı turları

Prontotur, bayramda Dubrovnik turuna çıkacak müşterilerine özel eğlence programı hazırladı. Tatil süresince her gün Türkiye’den Hırvatistan’a uçak kaldırmayı planlayan firma, Dubrovnik otelleri ve diskolarıyla özel anlaşma yapıp Türk DJ’ler, dansözlü Sulukule ekibi ve Ziynet Sali ile tatilcilerin akşamlarını renklendirecek. Ziynet Sali, 15 ve 19 Kasım’da Rixos’ta iki gala gecesinde sahneye çıkacak. Üç gece konaklamalı turlarda Hırvatistan, Karadağ, Bosna dahil üç ülke görmek mümkün. Fiyatlar 590 TL’den başlıyor.

Tags : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bono’nun neden yuhalandığını anlayamadılar

Bono - U2

Lisa Derrick, İstanbul’daki U2 konserini değerlendirdi ve Bono’nun sözlerinde haklı olduğunu yazdı.

ABD’nin önemli haber sitelerinden Huffington Post’un yazarlarından Lisa Derrick “U2 İstanbul’da, Türkiye dünya sahnesinde” başlıklı bir yazı yayınladı. Yazıda Derrick şu cümlelere yer verdi: “U2’nun Türkiye’de düzenlenen konseri birçok yeniliğe sahne oldu. Konser grubun Türkiye’de gerçekleştirdikleri ilk gösteriydi. Bono ve grup üyeleri ilk kez Türkiye Başbakanı’yla görüştüler. Atatürk Olimpiyat Stadı’ndaki konser Türkiye’deki ilk U2 konseriydi ve U2 grubunun solisti Bono 30 yılı aşkın süredir söylediği bir şey nedeniyle ilk kez yuhalandı” dedi.

Lisa Derrick Bono’nun Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’tan bahsetmesi üzerine yuhalanmasının ardından Türkiye’nin öneminden söz ettiğini yazdı. Yazar, “Bono Türkiye’nin dünya sahnesinde yükselmesi konusundaki sözlerinde haklıydı. Ülkenin konumunu, ekonomisini ve laik-dindar ideoloji dengesini düşünün. Türkiye’nin AB’ye ihtiyacı var mı?” diyerek görüşlerini belirtti.

Lisa Derrick, Avrupa’nın değişik ülkelerinden binlerce kişinin bu konser için İstanbul’a geldiğini belirterek konserin Türk turizmine canlılık kazandırdığını söyledi.

Tags : , , , , ,

Tuğçe Kazaz New York’ta zoru başardı

Tuğçe KazazNew York Moda Haftası’nda birbirinden seksi modellerle beraber podyuma çıkan Tuğçe Kazaz bir Türk model olarak zoru başardı.

Tuğçe Kazaz başarılı bir kariyer düşleri kurduğu uluslararası moda dünyasında sonunda muradına erdi. Başarılı manken, New York Moda Haftası kapsamında düzenlenen iki ayrı defilede podyuma çıkarak önemli bir başarıya imza attı.

Tuğçe Kazaz, Christian Siriano’nun 2011 bahar koleksiyonunu tanıttığı defilede yer aldı. Tasarımcı Christian Siriano adını dünyaca ünlü tasarım yarışması Project Runway’le duyurmuş ve dünya çapında ün kazanmıştı. Tuğçe Kazaz, modacı Christian Siriano’nun defilesinden sonra Project Runway’in sekizinci sezon yarışmacılarının final defilesinde podyuma çıktı.

Ünlü manken Lincoln Center’daki tiyatroda yapılan defilede Michael Drummond adlı yarışmacının tasarladığı kıyafeti giydi. Dünya moda piyasasındaki başarılı temsilcimiz hem güzelliği hem de profesyonel tavırlarıyla ilgi odağı oldu. Project Runway’in jüri üyeliklerini ise sahne ve şov dünyasının ünlü isimleri Heidi Klum, Jessica Simpson ve Nina Garcia yaptı.

İlgili Link: Tuğçe Kazaz Web Sitesi

Tags : , , , ,

Beyonce ve motosikletçi kız dövmeleri…

Beyonce

Ünlü R&B sanatçısı Beyonce, iyi şeyler ortaya koyabilmek için hayatın tam içinde yer almak gerektiğini söyledi. Beyonce altı aydır stüdyoya uğramıyor.

Beyonce son günlerde 29 Ağustos’ta piyasaya çıkarttığı “Why Don’t You Love Me” singlenın tanıtımını sürdürüyor. Ünlü sanatçı single tanıtımıyla Dereon’un sonbahar moda çekimini birleştirdi. Beyonce, fotoğraf çekimlerinde birbirinden seksi pozlar verdi. Koleksiyon Beyonce ve annesi Tina Knowles tarafından hazırlandı. Fotoğraf çekimlerinini Tony Duran tarafından yapıldığı kampanya çekimlerinde ‘1960’ların futuristik motoksikletçi kızları’ konsepti ön plana çıktı. Beyonce çekimlerde platinyum peruğu ve çıkartma dövme desenleriyle kaplı vücudu ile dikkatleri üzerinde topladı.

Beyonce

Chanel sözkonusu dövme koleksiyonunu 2010 ilkbahar yaz defilesinde tanıtmıştı. Beyonce’un tercih ettiği dövme desenleri genelde örümcek, kanatlar ve dallar oldu. Beyonce’un getirdiği yeni moda diğer ünlüler arasında da çok tutulacağa benziyor.

Dereon’un bu yılki sonbahar koleksiyonunda dar pantolonlar, dantel motosikletçi şortları, ateşli yüksek omuzlar ve yüksek belli seksi pantolonlar ön plana çıkıyor.

Tags : , , ,

Mu kıtasının esrarı ve Atatürk

Mu kıtasının esrarı ve Atatürk

Büyük Okyanus’un tam ortasında yer alan ve 12 bin yıl önce batan efsanevi kıta “Mu”, binlerce yıl öncesine dayanan mitlere göre, kıta üzerinde yaşayan 64 milyon insanla birlikte esrarengiz şekilde sulara gömülmüştü.

O kıta batmasaydı insanlık belki de bugün olduğu yerden çok ileri olacaktı. Peki neydi bu kıtanın esrarı?

Bilim adamı James Churchward’a göre, efsanevi ada üzerinde dört ayrı ırk, tek tanrılı bir din, sembolizme dayalı bir öğretim sistemi ve gelişmiş bir uygarlık yaşıyordu. Yine Churchward’ın iddiasına göre, Mu kıtasının en önemli özelliği, yeryüzünde insanın ilk ortaya çıktığı yer olmasıydı. Yeni Zelanda’dan Hawaii’ye kadar uzanan bu kıtadan geri kalan parçalar bulunmuştu. Peki koskoca kıta nasıl oldu da yok oldu?

Varsayımlara göre, kıtanın altında yer alan gaz odacıklarının patlamalara yol açması nedeniyle, kıta üzerinde yaşayan milyonlarca kişiyle birlikte sulara gömüldü.

Şimdiye kadar ortaya atılan tüm bu iddialar ve Pasifik Okyanusu’nda bir kıtanın varlığı konusundaki görüş, çeşitli belge ve bulgular mevcut olmakla birlikte, henüz arkeologlar arasında yaygınlık kazanmamış bir görüş veya bir varsayım olmaktan öteye gidemedi.

Çin’e ve çevre adalara kaçanların kitabelerinde “Kıtamız battı, biz de buraya kaçtık” yazmaktadır. Bu yazılı kayalar 14 bin yıllıktır, c14 karbon testleriyle sabittir. Türkler’in de Mu Kıtasından geldiği söylentileri de varsayım olarak eklenmiştir.

Yaklaşık 50 yıl boyunca 20’den fazla ülkeye giderek Mu uygarlığı hakkında veri toplayan James Churchward’un ve mu varsayımını destekleyenlerin mu uygarlığı hakkındaki görüşleri kısaca şöyle özetlenebilir:

Yeryüzünde insanın ilk ortaya çıktığı kıta Mu kıtasıdır.

Mu kıtası kuzeyden güneye 3000 mil, doğudan batıya 5000 mil kadar uzanan, üç kara parçasından oluşan büyük bir kıtaydı.

Günümüzde Polinezya, Mikronezya ve Melanezya takımadalarını oluşturan adalar, muhtemelen bu kıtadan arta kalan kara parçalarıdır.

Bu kıta, kıtanın altında yer alan gaz odacıklarının patlamalara yol açması nedeniyle, yaklaşık 12.000 yıl önce 64 milyon nüfusuyla birlikte sulara gömüldü.

Bu kıtada 70.000 yıl önce tek tanrılı bir din bulunuyordu. Aynı tarihlerde Mu’lular diğer kıtalarda koloniler oluşturmaya başlamışlardı ki, anavatan dışındaki en büyük imparatorluk, başkenti günümüzde Gobi Çölü’nün uzandığı bölgede bulunan Uygur İmparatorluğu’ydu.

Mu dininin öğretimini “Naakaller” adı verilen rahipler üstlenmişlerdi ve sembolizme dayalı bir öğretimleri vardı.

Mu dininin esası, Tanrı’nın tek oluşuna ve ruhsal gelişim için sürekli olarak tekrar doğmak (reenkarnasyon) inanışına dayanıyordu.

Atlantis’teki din Mu’nun tek tanrılı dininden başka bir şey değildi.

“Ra” sözcüğü güneş anlamına gelirdi ki, daire ile ifade edilen güneş sembolü, bir ad ve sıfat vermek istemedikleri, “o” diye hitap ettikleri tek Tanrı’yı simgelemede kullanılırdı; Mu imparatoru da “Mu’nun güneşi” anlamında ra-mu adıyla ifade edilirdi. “Ra” sözcüğü sonradan diğer kıtalara ve Atlantis yoluyla Mısır’a da taşınmıştır.

Dört ırktan oluşan Mu’lularda yazı dilleri farklı olmakla birlikte, konuşma dilleri ortaktı.

Mu’lular günümüz uygarlığına kıyasla manevi alanlarda çok daha ileriydiler.

Telepati, durugörü, çift bedenlenme, astral seyahat gibi, uygarlığımızda ancak kimi medyumlarda ve mistiklerde görülebilen olağanüstü yetenekler mu’lularda olağan yetenekler olarak mevcuttu.

Mu uygarlığının en önemli çöküş nedeni, teşevvüş adı verilen, bir aşamadan diğerine geçilirken yaşanan kargaşa dönemini atlatamamasıdır.

Genelde bu iddiaların herhangi birini destekleyecek arkeolojik veya antropolojik bulgu yoktur. Mu dinine, kolonilerine (örneğin Uygur İmparatorluğu kolonisi fikri) ve Mu kıtasının nasıl battığına ilişkin iddialar ‘Mu’ varsayımını savunanlar arasında da genel geçer kabul görmemiştir ve farklı düşünceler mevcuttur.

Mu kıtasının esrarı ve Atatürk

Atatürk’ün Mu Kıtasına İlgisi

Mu Kıtası, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulan bir ekip tarafından araştırıldı.

Yıllar öncesinde Atatürk’ü epey heyecanlandıran bir araştırma Türkiye’de ortaya çıkabilmek için yıllarca beklemek zorunda kaldı. Türk tarihinin ve coğrafyasının araştırılmasını isteyen Atatürk, ilkel diller uzmanı ve tarihçi-diplomat Tahsin Mayatepek’i görevlendirdi ve ömrünün son yıllarında ilginç kaynaklara ulaştı.

Mayapetek’in raporunda Güney Amerika uygarlıklarından Maya uygarlığının dil ve kültürleriyle Anadolu ve Orta Asya kültürleri arasındaki benzerlik dikkat çekiciydi.

Süreci inceleyip Atatürk’e raporlar halinde iletmesi için 1935’de Meksika’ya maslahatgüzar atandı ve Arkeolog William Niven’in Meksika’da yaptığı kazılarda bulduğu yaklaşık 15 bin yıl öncesine ait tabletlerin deşifrelerinden ve ardından James Churchward’ın Hindistan’da bulduğu benzer tabletlerin çevrilerinden Atatürk’ü haberdar etti.

Sağlığının bozuk olmasına rağmen Atatürk, Türkiye’ye getirilen kitaplarla çok ilgilendi ve hızlıca çevirilerini yaptırıp, bizzat kendisi geceler boyu okuyup üzerlerinde notlar aldı.

Halen Anıtkabir’de bir kısmı sergilenen kitaplar ancak 2000’li yıllarda Türkçe’ye çevrilebildi.

Tags : , , , , ,

Küçük Sırlar dizisinde Merve Boluğur – Sinem Kobal gerginliği mi yaşanıyor

Sinem Kobal - Merve Boluğur

Küçük Sırlar dizisinde Ayşegül karakterini canlandıran Merve Boluğur dizinin senaryosunda ön plana çıkmaya başladı. Bu durumun başrolü oynayan Sinem Kobal’ı gerginleştirdiği iddia ediliyor. Merve Boluğur’un karakteri Ayşegül dizinin ana karakteri olma yolunda ilerliyor. Sinem Kobal’ın ise rolünün azaltıldığı gözlerden kaçmıyor.

Devamlı yükselen bir rating grafiğine sahip “Küçük Sırlar” dizisi başarı hikayesiyle dikkat çekiyor. Ancak bu başarıda daha çok ‘Ayşegül’ karakterini canlandıran Merve Boluğur’un payı olduğu söyleniyor. ‘Acemi Cadı’ dizisinde de başarılı bir performans sergileyen genç oyuncu yapım ekibinin de dikkatini çekince, Ayşegül karakterinin dizideki ağırlığı artırıldı.

Dizinin il bölümlerinde Sinem Kobal’ın ‘Su’ karakteri ön plandaydı. Çekilen son bölümlerde Merve Boluğur’un ‘Ayşegül’ karakteri ön plana çıkmaya başladı. Sinem Kobal’ın oyunculuğuna yönelik eleştirilerin yapımcıları etkilediği konuşuluyor. Selena dizisinde de başrol oynayan Kobal’ın, Küçük Sırlar’daki ana karakteri canlandırmakta zorlandığı söyleniyor.

Eleştirmenler, Sinem Kobal’ın, uyuşturucu bağımlısı bir ağabeyi, genç kız düşkünü bir babası olan ve sorunlu bir dönem geçiren “Su” karakterini yeterince yansıtamadığını düşünüyor. Selena’nın düz bir rol olduğunu, Küçük Sırlar’daki Su karakterinin ise iyi bir oyunculuk gerektirdiğini düşünen eleştirmenler Sinem’in bu rolün ağırlığını kaldıramadığı fikrinde. Oyunculuğuyla ilgili yapılan yorumlarının genç oyuncuyu üzdüğü konuşuluyor. Kobal’ın moralinin bozulmasında Boluğur’la aynı dizi içinde rakip duruma gelmenin de payı olduğu söyleniyor. Merve Boluğur, Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü’nde eğitim görmüştü.

Tags : , , , ,

Kainatın en güzel kızı bir Meksikalı

Jimena NavarreteLas Vegas’ta düzenlenen Miss Universe 2010 (Kainat Güzeli) yarışmasında Meksika güzellik kraliçesi Jimena Navarrete, 81 ülkeden gelen kraliçe adaylarını geride bırakarak tacın sahibi oldu.

22 Şubat 1988 tarihinde doğan 22 yaşındaki Guadalajara doğumlu Jimena Navarrete, güzellik yarışmasına katılmadan önce Gıda Bilimleri eğitimine devam ediyordu.

Jimena Navarrete kraliçelik tacını giydikten sonra yaptığı açıklamada, öncelikle üniversite eğitimine devam edeceğini belirterek, “Benim için okulum herşeyden önce gelir. Ancak karşıma çıkacak fırsatları da kaçırmamak için elimden geleni yapacağım” dedi.

Yarışmada ikinci sırayı Jamaika adına katılan Yendi Phillipps’in olurken, üçüncü sırada Avustralya’dan Jesinta Campbell yer aldı.

Türkiye adına yarışan Gizem Memiç ise, final grubundaki 15 finalist arasında yer alamadan ön elemeler sırasında yarışma dışı kaldı.

Tags : , , , ,

Wyclef Jean Haiti’de Başkan Adayı Oldu

Haiti'ye hiphopçu başkan adayı

The Fugees 1990’ların efsane hip hop grubu olarak büyük başarılara imza atmıştı. Bugünlerde The Fugees grubunun beyni olarak görülen ünlü müzisyen Wyclef Jean bir sürpriz yaparak siyasete girmeye karar verdi. Ünlü hiphopçu ülkesi Haiti’de devlet başkanlığına adaylığını koydu.

Haiti 12 Ocak’ta yaşadığı depremle sarsılmış, 300 bin kişi ölmüş; 1.5 milyon insan evsiz kalmıştı. Jean deprem yaralarını sarmaya çalışan Haitililere ‘değişim’ vaad etti. Haiti’de seçimler 28 Kasım’da yapılacak.

Ünlü yıldız seçim kampanyası için kızı ve eşiyle birlikte Haiti’nin başkenti Port-au-Prince’e gitti. Wycleaf Jean, seçim kuruluna adaylık başvurusu yaptığı dakikalarda hiphop yıldızının hayranlar Fugees ve Wyclef Jean tişörtleri giyerek pankartlar açıp kendisine destek oldular. Jean genç sempatizanlarına “ABD’nin Obama gibi bir başkanı varsa, işte Haiti’nin de Wyclef Jean’ı var” diye seslendi.

Wyclef Jean’in Haiti devlet başkanlığına adaylığı dünya çapında hayranları arasında sevinç yarattı. Ancak Haiti’nin görevdeki başkanı Rene Preval, Wyclef Jean’in başkanlık adaylığını ‘macera’ olarak gördüğünü söyledi. (web)

Tags : , ,