İspanya Krizi, Borçları ve Avrupa’ya Etkileri

FacebookTwitterGoogle+LinkedInPinterestPaylaş

İspanya denizi, güneşi, tatil yerlerinin yanı sıra zengin tarihsel birikimi ve sanatıyla ön plana çıkan bir ülke. Boğa güreşleri ve futbolu da popüler kültürünün yansımaları olarak görebiliriz. Son dönemde ise İspanya Avrupa’daki ağır borç krizinin baş aktörlerinden biri olarak dikkat çekiyor. İspanyol ekonomisi sadece turizme ve hizmet sektörüne dayanan ekonomisiyle güçlü Euro’yu kaldıramayacak gibi gözüküyor. İspanyol ekonomisi üretim yapmak yerine Almanya’nın güçlü ekonomisiyle destek bulan Euro’nun gücünün gölgesine sığınmayı tercih etti. Bu durumuyla kısa zamanda tam anlamıyla bir tüketim ekonomisi haline geldi. Ülkede güçlü Euro’nun getirdiği rehavet ve yabancı malların ucuza alınabilmesi İspanya’yı tam bir üretimsizliğin kucağına itti. Ülkenin faiz oranının diğer Avrupa ülkelerine göre yüksek olması 2000’li yıllardan sonra kolayca borçlanabilmesine ve para bulabilmesine yaradı. Bu da İspanyol halkını çalışmaktan ve üretmekten tamamen uzaklaştırdı. Tamamen ithal mallara dayanan ekonomik yapı 2010’lu yıllara gelindiğinde dünyanın en büyük işsizlik oranlarından birini yarattı. Özellikle genç nüfus arasındaki işsizlik rekor düzeylere çıktı. Aslında Avrupa’daki borç krizi İrlanda ve İzlanda gibi kuzey ülkelerinde başlamıştı. Acı reçeteyi ve kemer sıkma politikalarını hemen kabul eden bu ülkeler nüfuslarının ve dünyadaki etkilerinin az oluşuyla da ekonomik sorunlarını halletmiş gibi gözüktüler. Aslında daha fazla borçlanmak ve daha fazla faiz ödemek dışında hallolan ve değişen fazla birşey yoktu. İrlanda ve İzlanda’nın ardından Yunanistan finansal kriziyle gündeme geldi. Güçlü Euro’nun çökerttiği üretimsiz ekonomilerden biri de Yunanistan’dı.

İspanya’daki kriz kolay halledilecek gibi gözükmüyor. İspanya’dan sonra sıranın Portekiz’de olacağı da konuşulanlar arasında. Komşu Portekiz’in yaşadığı ekonomik sorunlar da İspanya’dan çok farklı değil. Yapısal adımlar atılması yerine parasal genişleme politikalarıyla Avrupa’nın diğer ülkelerinden ve özellikle Almanya’dan daha fazla katkı bekleniyor. Almanya ise buna isteksiz gibi gözükse de yatırımlarının birçoğu İspanya’da ve Portekiz’de olduğu için bu ülkelere destek olmaya mecbur kalıyor. Euro birliğinin çökmesinin istenmemesi de İspanya ve Yunanistan gibi ülkelere ekonomik desteklerin sürmesinde önemli etkenlerden. Euro birliğinin dağıtılması ya da sorunlu ülkelerin Euro’dan çıkarılması durumunda bu ülkeler de kendi başlarına tedbir alabilecekler gibi gözüküyor. Sorunlu ülkelerin Euro’dan çıkması durumunda diğer Euro ülkelerinin de bundan etkileneceği ve Euro’nun itibarının sarsılacağı konuşuluyor. Ancak bu etkinin kısa süreceği ve Euro’nun bundan sonra sorunsuz yoluna devam edebileceğini düşünenler de var. Roubini gibi kriz kahinleri ise eninde sonunda Yunanistan ve İspanya gibi ülkelerin Euro dışına atılacağını düşünüyor. Amerikan Merkez Bankası FED’den beklenen niceliksel genişleme hareketi de kalıcı çözüm bulmak yerine basılacak yeni paralarla rahatlama sağlama eğilimini güçlendiriyor. Ancak Amerikan ekonomisinin düzelme sinyalleri vermesi halinde FED’in parasal genişleme yönünde adım atmasına gerek kalmayabilir. Bu da parasal genişleme bekleyen zayıf ekonomiler için kolay borç bulamamak anlamına gelebilir. Bakalım dünya ekonomisinde önümüzdeki dönemlerde neler yaşanacak?

Popüler Krediler

Tags : , , ,
Önceki yazıyı okuyun:
Solaris – Bilim Kurgu Sineması ve Filmleri

Bilim Kurgu türünün son örneklerinden Solaris isimli film Steven Soderbergh'in yönetmenliğinde beyazperdeye geliyor. Başarılı yönetmeni daha önce Oscar alan Traffic...

Kapat